FETHULLAHÇI'LARIN "TERÖRİSTLERİ AFFEDEN CUMHURBAŞKANI" İFTİRASINI; EMİ ÇÖLAŞAN AYDINLATTI!!!

 

AYIP, GÜNAH

Emin ÇÖLAŞAN

9 Haziran 2007

 

FETHULLAH Gülen'in televizyon kanalında perşembe akşamı uzun uzun yayınlanan bir haber! Altında dakikalarca kalan bir altyazı:

"Kayseri'deki şehit cenazesinde Cumhurbaşkanı protesto edildi."

Uzun ayrıntılardan sonra habere geçiliyor. Cenazede bir adam, sadece bir kişi, bağırıp çağırıyor. Büyük olasılıkla para verilen ve kameranın karşısına geçirilen bir tip!

"Cumhurbaşkanı teröristleri affediyor, sonra onlar da bizim askerimizi şehit ediyor. Ayıptır bu yaptığı."

Adam sürekli bağırıyor, kamera kendisini çekiyor ve uzun uzun gösteriyor. Fethullah Gülen'in televizyon kanalı bu atraksiyona alet olmaktan, bu yalanın günahından çekinmiyor.

Geçenlerde burada yazdım. CHP milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, o günkü Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e bir soru önergesiyle sordu: "Teröristlerin affı nasıl olmaktadır?"

Bakan Çiçek bu önergeye kendi imzasıyla yazılı yanıt verdi:

"Hüküm giymiş veya tutuklu mahkum veya yakınları, ölümcül sağlık durumu nedeniyle Cumhuriyet Savcılıklarına veya Bakanlığımıza başvurur. Bu durumda kendisi tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilir. Cezaevinde kalması hayatı açısından mümkün değilse rapor verilir. Sonra aynı muayene ve tetkikler Adli Tıp Kurumu tarafından bir kez daha yapılır. Sonuç değişmiyorsa, hayatını etkileyecek sürekli hastalığı olan mahkumun dosyası, salıverilmesi istemiyle, gereğinin yapılması (onay verilmesi) için Cumhurbaşkanı'na gönderilir."

Bu sakızı artık çiğnemesinler. Cumhurbaşkanı hiçbir teröristi kendiliğinden affetmiyor. Önüne Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen tahliye istemlerini, ilgili yasa uyarınca onaylıyor.

Cumhurbaşkanı, herhangi bir hükümlü veya tutukluyu -sürekli hastalığı veya kocamışlığı nedeniyle- kendiliğinden affetme yetkisine sahip değil.

Bir yanda Müslümanlık'tan dem vuranlar, bu yalanı nasıl oluyor da hep televizyonlarında, hem de gazetelerinde sürekli olarak kullanıyorlar! Milleti nasıl kandırmaya yelteniyorlar!

Bu yalana nasıl alet oluyorlar? Bunlarda hiç mi Allah korkusu yok?

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6676031&yazarid=5

 

Teröristleri affeden Cumhurbaşkanı!

Emin ÇÖLAŞAN

1 Haziran 2007

AKP yandaşları ve medyası, yoğun propaganda yapıyor: "Cumhurbaşkanı, cezaevlerindeki teröristleri hastalık bahanesiyle affedip sokağa salıyor."

Bu, Türkiye'de piyasaya sürdükleri en büyük yalanlardan biri. Bunu size eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in sözleri ve imzasıyla kanıtlayacağım. CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu bu konuyu Adalet Bakanı'na bir soru önergesiyle sordu:

"Anayasa'nın 104. maddesine göre sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak yetkisi Sayın Cumhurbaşkanı'na verilmiştir.

Bu bağlamda Cumhurbaşkanı bu yetkisini kullanırken, bunların seçimi Cumhurbaşkanı tarafından mı yapılmaktadır?

Affedilen kişilerin Anayasa'da öngörülen konumda olduklarını
(sürekli hastalık nedeniyle tahliyesini) belirleyen kurum hangisidir ve bu kurum hangi Bakanlığa veya bakanlıklara bağlıdır?"

Adalet Bakanı Cemil Çiçek tarafından bu önergeye verilen yazılı yanıtı özetliyorum:

"(Cezaevlerinde yatmakta olan) Hükümlülerin bu konudaki (tahliye) taleplerini Bakanlığımıza veya Cumhuriyet Savcılıklarına yapmaları durumunda, zaman geçirilmeden tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilerek hastalığın tıbben tesbit edilmesi, sonra raporun (bir kez daha tetkik ve onay için) Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesi, hastalık saptandığı takdirde belgelerin derhal Bakanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen süreç sonunda ikmal edilen dosya, Bakanlığımızca gereği takdir ve İFA EDİLMEK ÜZERE Cumhurbaşkanlığı makamına sunulmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Cemil Çiçek. Adalet Bakanı. İmza."

* * *

O halde neymiş? Hükümlü çok yaşlı, ölümcül hasta veya sakat. Cezaevinde kalması mümkün değil. Hükümlü, Adalet Bakanlığı'na veya Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruyor. Bu kurumlar tarafından tam teşekküllü devlet hastanesine gönderilip tetkikleri yapılıyor ve uygun görülürse rapor veriliyor. Bu rapor Adli Tıp Kurumu tarafından değerlendiriliyor. Gerekirse tetkik ve gözlemler orada yeniden yapılıyor. Bu süreç haftalar boyu sürüyor. Hükümlünün tahliye edilmesine karar verilirse, dosya Adalet Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanı'na gönderiliyor.

Devletin ilgili birimleri inceleyip tahliye kararı veriyor. Cumhurbaşkanı bunu onaylıyor. Önüne gelen böylesine tıbbi, teknik ve insancıl bir konuda Cumhurbaşkanı "Hayır onaylamıyorum, bırakın cezaevinde ölsün" diyebilir mi?

Yalan makinesini işte böyle çalıştırıyorlar. Olay bu. Gerçekler böyle. Bu yazımdan sonra herhalde yeniden piyasaya çıkıp "Cumhurbaşkanı teröristleri affediyor" diyemezler!

* * *
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6625432&yazarid=5

 

Affedilen teröristleri
Adalet Bakanı Çiçek belirliyor

Söz Artık Askerde

Okan İşbecer

 

 

Ülkemizde şeriatçı medya organlarının çok önemli bir işlevi vardır. Bu gruba mensup gazeteler ve televizyonlar, önemli bir psikolojik savaş yürütürler. Olayları normal gelişiminin tersine yorumlayarak kendilerine en uygun şekle getirirler ve haberlerinin temel argümanı da yaln ve iftiradır. Onların savunduğu tezin aksini savunursanız hemen provokatör olursunuz. Ya da maazallah laikliği savundunuz, anında din düşmanı ilan edilir, hedef gösterilirsiniz. Bunun en son örneğini Danıştay saldırısında yaşamıştık. Aldıkları türban kararı nedeniyle Danıştay 2. Daire üyeleri şeriatçı Vakit gazetesi tarafından hedef gösterilmiş ve Alparslan Arslan’ın düzenlediği saldırıda 2. Daire Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetmişti.

Şeriatçı basının AKP Hükümeti döneminde en çok hedef aldıkları isim, hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer oldu. Hükümetin aldığı kararların pek çoğunu veto eden, her fırsatta laikliği ve ulus devleti savunan açıklamaları ile Türk Milleti’nin sevgisini kazanan Sezer, hemen her gün şeriatçı basının ilk sayfasında yerini alır ve zaman zaman hakarete varan dozda eleştirilir. Özellikle Cumhurbaşkanı’nın affettiği terör suçluları meselesi neredeyse her hafta ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilir. Affedilen teröristler yeniden dağa çıkarak Türk askerine kurşun sıkmaktadır çünkü. Bu propaganda öyle yoğun yapılır ki, bazen şehit aileleri de Sezer’e bu konuda sitem ederler.

Ancak Hürriyet gazetesi yazarı Emin Çölaşan’ın 1 Haziran tarihli yazısı, affedilen mahkûmları kimin belirlediğini ortaya koydu. Emin Çölaşan’ın verdiği bilgiye göre CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in yanıtlaması için soru önergesi verir. Soru önergesinde suçluların affı için prosedürün ne şekilde yürütüldüğü sorulur ve bu suçluların tespitinin hangi kurum veya bakanlığa bağlı olduğunun belirtilmesi istenir. Adalet Bakanı, soru önergesine verdiği yazılı yanıtta, hükümlülerin bu haktan yararlanmak için Adalet Bakanlığı’na başvurduğu ve bakanlıkça uygun görülen kişilerin listesinin Cumhurbaşkanına gönderildiği belirtilmektedir. Böylelikle affedilen teröristleri kimin belirlediği ortaya çıkarken Cumhurbaşkanı Sezer’de vicdani bir görevi yerine getirdiği için suçlanmaktan kurtulmuş oluyor.



http://www.turksolu.org/142/isbecer142.htm

 

SEZER`İN "AF" KAPSAMINA ALDIĞI İSİMLERİ ADALET BAKANLIĞI BELİRLİYOR

11.06.2007

 

-Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer`in bazı "afları" kamuoyunda tartışılırken, Adalet Bakanlığı af kapsamına alınan isimlere ilişkin rapor ve dosyaların Bakanlık tarafından hazırlandığını bildirdi.

-CHP`li Kemal Kılıçdaroğlu, eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek`e, affedilecek kişilerle ilgili raporlar ve dosyaların hangi kurum tarafından hazırlandığını sordu. Çiçek`ten gelen yanıtta, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı`nca hazırlanan raporların Adalet Bakanlığı`na iletildiğini, ardından da gereğinin yapılması için Cumhurbaşkanlığı makamına sunulduğu bildirildi.

 

ANKARA(ANKA)-29 Mayıs 2007- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer`in bazı "afları" kamuoyunda tartışılırken, Adalet Bakanlığı af kapsamına alınan isimlerin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı`nca hazırlanan raporlar doğrultusunda kendileri tarafından belirlendiğini bildirdi. Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek, hükümlülerin af taleplerini doğrudan Bakanlığa ya da Cumhuriyet başsavcılıklarına yaptığını anımsattı. Çiçek, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı`nın yapılan tetkikleri yeterli bulması durumunda hazırlanan dosyaların kendilerine iletildiğini, ardından da takdir edilmek üzere Cumhurbaşkanlığı makamına bildirildiğini kaydetti.

CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer`e yönelik "teröristleri af ediyor" eleştirilerinin ardından konuya açıklık getirilmesini istedi. Bu kapsamda Adalet Bakanlığı`na yönelik soru önergesinde, Cumhurbaşkanı`nın "Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ve kaldırmak" yetkisini kullanırken gerekli araştırmaların hangi kurum tarafından yapıldığının açıklanmasını istedi. Kılıçdaroğlu, eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek`e, "Affedilecek kişilerle ilgili dosyaları, gerekli raporlarla hazırlayıp, sayın Cumhurbaşkanı`nın onayına sunan Adalet Bakanlığı ise, basında yer alan ve doğrudan Sayın Sezer`i hedef alan eleştirilere karşın sessiz kalınmasını etik buluyor musunuz?" diye sordu.

Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek`ten gelen yanıtta, Cumhurbaşkanı`nın görev ve yetkileri arasında, sürekli sakatlık, hastalık, kocama gibi belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ya da kaldırmak yetkisi bulunduğu anımsatılarak şu görüşlere yer verildi;

"Hükümlülerin bu konudaki talepleri gerek Bakanlığımıza gerekse Cumhuriyet Başsavcılıkları`na yapılmaları halinde, dilekçelerin alınmasını takiben vakit geçirilmeden tam teşekküllü Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu`na sevk edilerek hastalığın tıbben tespit edilmesi, alınacak raporla birlikte Adli Tıp Kurumu`na gönderilmesi gerekiyor. Kurum tarafından talepler ivedilikle yerine getirilir. Hükümlünün mahkumiyetine dair kesinleşme şerhini taşıyan mahkeme kararı, Yargıtay ilamı, Adli Tıp mütalaanamesi ve af kanunlarından yararlanmışsa buna dair karar örneklerinin evraka eklenerek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü`ne gönderilir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı`nın yazısı incelenir, bu süreç sonunda ikmal edilen dosya Bakanlığa gönderilir. Ardından da gereği takdir ve ifa edilmek üzere Cumhurbaşkanlığı makamına gönderilir."(ANKA)


http://www.alanyagazete.com/haber_oku.asp?kayno=906

 

Sezer değil Bakan affediyor

Çünkü gerçekleri bilmelisiniz...

29 Mayıs 2007

 

Adalet Bakanlığı, af kapsamına alınan isimlerin kendileri tarafından belirlendiğini bildirdi.

 

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bazı "afları" kamuoyunda tartışılırken, Adalet Bakanlığı af kapsamına alınan isimlerin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca hazırlanan raporlar doğrultusunda kendileri tarafından belirlendiğini bildirdi.

Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek, hükümlülerin af taleplerini doğrudan Bakanlığa ya da Cumhuriyet başsavcılıklarına yaptığını anımsattı. Çiçek, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın yapılan tetkikleri yeterli bulması durumunda hazırlanan dosyaların kendilerine iletildiğini, ardından da takdir edilmek üzere Cumhurbaşkanlığı makamına bildirildiğini kaydetti.

CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e yönelik "teröristleri af ediyor" eleştirilerinin ardından konuya açıklık getirilmesini istedi. Bu kapsamda Adalet Bakanlığı'na yönelik soru önergesinde, Cumhurbaşkanı'nın "Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ve kaldırmak" yetkisini kullanırken gerekli araştırmaların hangi kurum tarafından yapıldığının açıklanmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e, "Affedilecek kişilerle ilgili dosyaları, gerekli raporlarla hazırlayıp, sayın Cumhurbaşkanı'nın onayına sunan Adalet Bakanlığı ise, basında yer alan ve doğrudan Sayın Sezer'i hedef alan eleştirilere karşın sessiz kalınmasını etik buluyor musunuz?" diye sordu.

Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek'ten gelen yanıtta, Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri arasında, sürekli sakatlık, hastalık, kocama gibi belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ya da kaldırmak yetkisi bulunduğu anımsatılarak şu görüşlere yer verildi;

"Hükümlülerin bu konudaki talepleri gerek Bakanlığımıza gerekse Cumhuriyet Başsavcılıkları'na yapılmaları halinde, dilekçelerin alınmasını takiben vakit geçirilmeden tam teşekküllü Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu'na sevk edilerek hastalığın tıbben tespit edilmesi, alınacak raporla birlikte Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerekiyor. Kurum tarafından talepler ivedilikle yerine getirilir.

Hükümlünün mahkumiyetine dair kesinleşme şerhini taşıyan mahkeme kararı, Yargıtay ilamı, Adli Tıp mütalaanamesi ve af kanunlarından yararlanmışsa buna dair karar örneklerinin evraka eklenerek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilir.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın yazısı incelenir, bu süreç sonunda ikmal edilen dosya Bakanlığa gönderilir. Ardından da gereği takdir ve ifa edilmek üzere Cumhurbaşkanlığı makamına gönderilir."

ANKA


http://www.gercekgundem.com/?p=66289

 

Af'da Sezer'in suçu yok!..

29 Mayıs 2007

'PKK'lı teröristleri affetti' diye eleştirilen Cumhurbaşkanı Necdet Sezer'in konuyla ilgisi olmadığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bazı "afları" kamuoyunda tartışılırken, Adalet Bakanlığı af kapsamına alınan isimlerin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca hazırlanan raporlar doğrultusunda kendileri tarafından belirlendiğini bildirdi.

Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek, hükümlülerin af taleplerini doğrudan Bakanlığa ya da Cumhuriyet başsavcılıklarına yaptığını anımsattı.

Çiçek, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın yapılan tetkikleri yeterli bulması durumunda hazırlanan dosyaların kendilerine iletildiğini, ardından da takdir edilmek üzere Cumhurbaşkanlığı makamına bildirildiğini kaydetti.

CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e yönelik "teröristleri af ediyor" eleştirilerinin ardından konuya açıklık getirilmesini istedi.

Bu kapsamda Adalet Bakanlığı'na yönelik soru önergesinde, Cumhurbaşkanı'nın "Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ve kaldırmak" yetkisini kullanırken gerekli araştırmaların hangi kurum tarafından yapıldığının açıklanmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e, "Affedilecek kişilerle ilgili dosyaları, gerekli raporlarla hazırlayıp, sayın Cumhurbaşkanı'nın onayına sunan Adalet Bakanlığı ise, basında yer alan ve doğrudan Sayın Sezer'i hedef alan eleştirilere karşın sessiz kalınmasını etik buluyor musunuz?" diye sordu.

Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek'ten gelen yanıtta, Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri arasında, sürekli sakatlık, hastalık, kocama gibi belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ya da kaldırmak yetkisi bulunduğu anımsatılarak şu görüşlere yer verildi;

"Hükümlülerin bu konudaki talepleri gerek Bakanlığımıza gerekse Cumhuriyet Başsavcılıkları'na yapılmaları halinde, dilekçelerin alınmasını takiben vakit geçirilmeden tam teşekküllü Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu'na sevk edilerek hastalığın tıbben tespit edilmesi, alınacak raporla birlikte Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerekiyor. Kurum tarafından talepler ivedilikle yerine getirilir. Hükümlünün mahkumiyetine dair kesinleşme şerhini taşıyan mahkeme kararı, Yargıtay ilamı, Adli Tıp mütalaanamesi ve af kanunlarından yararlanmışsa buna dair karar örneklerinin evraka eklenerek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın yazısı incelenir, bu süreç sonunda ikmal edilen dosya Bakanlığa gönderilir. Ardından da gereği takdir ve ifa edilmek üzere Cumhurbaşkanlığı makamına gönderilir."

ANKA


http://www.habertimi.com/haber.php?haber_id=8271