| YENİ ŞAFAK GAZETESİ VE ALBAYRAK'LARIN GERÇEK YÜZÜ: |
| karacayni sozu: esirgen esindegin eslemeyt
Hans Aiberg ve Eşine Yoneltilen Çirkin Komplonun bir parcasi olan "İftira, Karalama, Provakasyon ve Hedef Gosterme" kampanyasinda: "Yakasi Acik İftiralarla" "Gercek Disi Haberlerle" "Provakatif, Kiskirtici Yazilarlarla" Aktif Rol Oynayan Yeni Şafak Gazetesi Ayni Zamanda, Dogu Perincek'in Ortaya Cikardigi; "Siyonist-Fethullahçı-AKP" Kaynakli Karanlik Odaklarin, Duzenledigi ve Uygulamakta Olduklari "KOMPLOLAR VE SUC ORTAKLARI" Gosterimindede "Komplo Suç Ortagi Olarak" Hak Ettikleri Çirkinlikte Yer Aliyor (Asagidaki Gosterimde MEDYA bolumunde). Hans Aiberg'e "Sahtekar Iftirasi Atan" Yeni Şafak Gazetesi'nin, Tuncay Özkan'in yazilariyla Albayraklar'in Recep Tayyip Erdoğan'la beraber edindikleri kirli servetin perde arkasi. (Tuncay Özkan'in 2001 yilinda Milliyet Gazetesinde yazdigi yazilardan derledigimiz bolum:) |
![]() |
| Tuncay
Özkan
İşte benim müthiş servetim
Servet olarak parayı her şeyin önüne koyan Yeni Şafakçılara onların patronlarına ve arkalarındaki güçlere buradan açıkça ilan ediyorum: Onlar da kendi "müthiş" servetlerini bir açıklasınlar da görelim. Yürekleri yeterse tabii. Haydi Tayyip Erdoğan, haydi Albayrak kardeşler sıra sizde, acele cevap bekliyorum. http://www.milliyet.com.tr/2001/08/02/yazar/ozkan.html **************************************************************** Haydi sıra sizin mallarda Albayrak kardeşler, arkalarındaki dümeni sallayan kaşar gazetecileri ile polis - politikacı müsvettelerinin dümen suyundalar. Bana "Mal varlığını açıkla Tuncay Özkan" diye seslendiler de ben de malımı ortaya koydum ya, arkadaşlardan o gün bugündür çıt çıkmıyor. Ne oldu beyler, "müthiş" mal varlığımdan ürktünüz mü? Hayırdır, nerelerdesiniz?
Gösterin şu malınızı, mülkünüzü de
millet anlasın ne mal olduğunuzu. Takkeniz, takiyenizi
kapatmaya yetmiyor artık. Haydi bakalım sıra sizin
mallarda! Mızrak çuvaldan taşıyor... http://www.milliyet.com.tr/2001/08/07/yazar/ozkan.html |
| Albayraklar ve Tayyip'e çeteden
DGM soruşturması
Ayrıca öyle olaylar var ki inanılmaz. Örneğin İstanbul Metro'sunun yapımıyla ilgili iddialar. Albayraklar'ı bu işe bir yerinden dahil edebilmek için yapılmayan kalmamış. İhalenin bir kısmı iptal edilerek, yeniden ihaleye çıkılmış.
DGM'ye teslim edilen dosyadaki bilgilere göre belediyede bir yer veya iş, özelleştirilmeden önce Albayraklar hemen o işi yapacak bir şirket kuruyor. Özelleştirme ihaleleriyle, Albayraklar'ın bu ihaleleri kazanan şirketlerinin kuruluş tarihlerine bakınca hemen hemen aynı oldukları görülüyor. İşe göre ihale değil. Şirkete göre ihaleye çıkıldığı durumu oluşuyor. İhale şartnamesi nedense hep Albayraklar'ı işaret ediyor. İhale hep onlarda kalıyor. Albayraklar isteyince İstanbul Belediyesi'nde akan sular duruyor. Onların isteyip de yapamadığı iş yok.
http://www.milliyet.com.tr/2001/07/27/yazar/ozkan.html |
| Sen neymişsin be
Tayyip!
"Siyasi ve sosyal bir görüşten kaynaklanan bir amaçla cürüm işlemek için devasa bir teşekkül oluşturduğu, oluşturulan bu teşekkül vasıtasıyla organize çalışmalar yapmak suretiyle ihalelere fesat karıştırdığı... Belediye birimlerinde, yapılan ihalelere esas olan şartnameleri Albayrak şirketler grubunun menfaatleri doğrultusunda hazırladığı, belediye şirketlerinde ise yönetim kurulu kararlarıyla yapılması planlanan hizmetleri Albayrak şirketinin, bu şirket sahiplerinin kurdukları tali şirketlere verdikleri ihtiyaca binaen araç kiralanması adı altında ödemeler yapılmasını sağladığı... Ağaç dikimi, park ve bahçelerin bakımı adı altında, sağlıksız satım ve alımlara, gerçeği yansıtmayan işlere karşın büyük ödemeler yaptığı...
"Tüm bu yollarla siyasi, sosyal ve ekonomik amaçları gerçekleştirmek amacıyla organize bir şekilde suç işlemek üzere oluşturulan teşekkül vasıtasıyla devlet parasını, yani belediye parasını nitelikli yollar kullanarak, belirtilen (Geleceğin başbakanını hazırlamak ve cihat hazırlığı yapmak) amaçlarına yönlendirdiği ve zimmete geçirdiği, İstanbul ilinde özellikle kapatılan Fazilet Partisi belediyeleri ile işbirliği yaparak kamu imkanlarını çeşitli yollarla kendilerinin ve mensubu bulundukları partinin menfaatine aktardığı, güncel tabiri ile hortumladığı...
http://www.milliyet.com.tr/2001/07/30/yazar/ozkan.html |
| Devletin olanakları
seferber edildi
Albayrak kardeşler. Türkiye onları konuşuyor. Ama onlar kim, yakın çevrelerinden başka kimse bilmiyor.İşte size Albayrak ailesinin öyküsü. Albayrak kardeşler şirket yapıları bakımından Baba Ahmet ve oğullarından oluşuyor. Oğullar Ahmet (Baba kendi adını oğluna verdi), Nuri, Bayram, Mustafa, Muzaffer ve Kazım. Karadenizli bir aile. Laz müteahhit diye nitelenenlerden. 1983 yılına kadar öyle yap sattan zengin oldukları falan yok. Şimdi çok zengindik biz eskiden beri diye ifadeler veriyorlar ya, yalan. Vergi levhaları bu yalanlarının en önemli göstergeleri. Üstlerindeki elbiseler dökülüyor. 1983 yılından 1988'e kadar evde bir tek Renault 12 GTS araba var ve sabah erken kalkan o arabaya binip gidiyor. Emlakçiler iyi tanıyor kendilerini. Bu durum 1988'de girdikleri ihalelerde kılık kıyafetleri nedeniyle ihalelere kendi yerlerine başkalarını sokmalarına kadar uzanıyor.
http://www.milliyet.com.tr/2001/07/31/yazar/ozkan.html |
| Gerçeğin peşinde
gazeteci olmak
İstanbul'da çöp toplama tekeli Albayrak şirketine ait. Çöp özelleştirmesi diye çıkılan özelleştirme yolunda Recep Tayyip Erdoğan ve diğer Faziletli belediyeler, Albayrak şirketini çöp toplamada tekel haline getirdiler.
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/01/yazar/ozkan.html |
| İşte benim müthiş
servetim
Benim babam matbaa işçisiydi gururumdur. Kursağımızdan haram lokma geçirmedi; çalıştık, kazandık, yiyoruz. 42 yaşında vefat etti onun ölümünden bu yana hiç durmadan çalışıyorum.
Yeni Şafak gazetesinin bir büyük yalanı ve ayıbı
da Albayrak şirketi ile Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki
soruşturmayı yürüten mülkiye başmüfettişi Candan
Eren'in benim arkadaşım olduğunu iddia etmesi. Ben Candan
Eren'i bundan bir buçuk yıl önce dönemin İçişleri
Bakanı Sadettin Tantan'ın bana yönlendirmesi nedeniyle gördüm.
Eren ve bir arkadaşı İçişleri Bakanlığı'nın
talimatıyla başladıkları bir silah kaçakçılığı
soruşturmasında benim arşivimde aradıkları bir
bilginin olup olmadığını öğrenmek için büroma
geldiler. Yaklaşık beş dakika oturdular ve gittiler. O günden
sonra bir daha görüşmedim. Şimdi kendilerini ispata davet
ediyorum. Haydi yalancılar, ispatlayın da görelim bakalım.
Candan Eren'le Tuncay Özkan arkadaşmıymış.
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/02/yazar/ozkan.html |
| İtalyadan çürük
ağaçları aldılar
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/03/yazar/ozkan.html |
| Metro, Albayrak ilişkisi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Spor AŞ diye bir yan kuruluşu var. Bu kuruluş İstanbul'daki belediye ile ilgili spor klüpleri ve spor salonlarıyla ilgileniyor. Sponsorluk anlaşmaları yapıyor. Ancak nedense tüm işlerini Albayrak ile yapıyor. Spor AŞ İstanbul'daki spor salonlarının bakım ve onarım işlerini sürekli olarak Albayrak şirketine veriyor. Karşılığında büyük paralar aktarılıyor. Son olarak Abdi İpekçi Spor Salonu'nun bakımı yine Albayrak şirketi tarafından yapıldı. Belediye kuruluşu Spor AŞ'nin başında müdür olarak son döneme kadar Osman Atalay vardı. Osman Atalay bir süre önce Albayrak şirketinin sahibi olduğu Yeni Şafak gazetesinin başına geçti.
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/06/yazar/ozkan.html |
| 1 milyar dolar kaç ihale
eder, ya da mızrak çuvala sığar mı?
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/09/yazar/ozkan.html |
| Şeriatçı değilim
desem inanır mısınız?
"Bu Albayrak kardeşlere öbür dünyada hesap vereceksiniz" deyince, ben "Albayraklar ile bu dünyada da, öbür dünyada da hesaplaşırız. Ne diyorlarsa buyursunlar, öbür dünyada sorulacak çok hesap var" dedim. Tam bu sırada bizi dinleyen bir vatandaş laf attı: "Oooo Tuncay Bey bu ne samimiyet Allah aşkına. Biz eskiden Tayyip Beyi çok severdik. Sizin yazılarınızı okuyunca sevgimiz azaldı. Şimdi böyle görünce şaşırdım. Ben, Tayyip Bey Türkiyeyi yönetir diyordum, Milliyetteki yazılarınızı okuyunca görüşümden vazgeçtim" dedi.
Anayasa Mahkemesinin kararı var. Bu bir af yasası değildir. Bu nedenle de Anayasanın af ile ilgili hükmü buna uygulanamaz. Bu bir ceza ertelemesidir. Sayın Hatemi bu konuda bana , "Aman sana bir tuzak var, dikkat et" diye anayasal engel var diyor. Kendisi ne ceza ne de Anayasa hukuku bakımından uzman değildir. Uzmanların sorunu değerlendiren ve bir engel olmadığını belirten raporları da var. Sayın Hateminin sözleri siyasal değerlendirme ve bir arkadaşı uyarma. Ama bunu basına yapmasını yanlış buldum. Benim hukuki bir engelim yoktur. Bu nedenle de partinin kuruluşunda veya kurucular kurulunun hazırlanmasında benim hukuki durumumla ilgili bir sorun yoktur.
Bana hiç kimse sormuyor vatandaştan, ama bir tek basın
soruyor: Şeriatçı mısınız? Şimdi ben
desem ki, şeriatçı değilim. Buna basın inanacak mı?
Ben Müslümanım. Buna uygun yaşıyorum. Vatandaşın
böyle bir derdi yok. Avrupa veya Anglo - Sakson geleneğinde Hıristiyanı,
Müslümanı, Yahudiyi, Ateisti, bir arada tutan ve onları
koruyan laikliktir. Bizde öyle mi? Değil. Laiklik inancını
bütün bu grupları koruyan ve onların inanç özgürlüklerine
saygı duyan bir duruma getirmek lazım. Bakın şu başörtüsü
olayına. Kenan Evren bile başörtülü çocukları
okullara aldırdı. Şimdi alınmıyor. Kadın
okuryazar nüfus bundan çok büyük zarar görüyor. Hasan Cemal 1968deki Hasan Cemal mi? Hasan Cemal değişiyor
da bana gelince olmaz mı? Ben de değiştim. İnsan için
40 yaş kemale erme, olaylara daha akılcı ve duygulardan
arınarak bakma yaşı. Ben de yaşam çizgim içinde
geldim bu noktalara. Bu gelişte elbette ben de değiştim.
İnsan 20 yaşındaki gibi bakmıyor 40 yaşından
sonra olaylara. Kemale erme budur. Ama bu o günlerin bir tortusu, bir
etkisi olmadan olur mu? Olmaz. Hasan Cemal Marksistti, buhar olup uçtu
mu o kimliği? Bir tortusu kaldı tabii ki. Değiştim
derken bunları söylüyorum. Bana mal varlığımla ilgili sorular soruluyor. Yok
İstanbul - Ankara arasında nasıl gidip geliyormuşum?
Yok toplantılar hangi paralarla yapılıyormuş? Bizim
toplantılarımızı düzenleyen arkadaşlar uçak
biletlerimizi de karşılıyorlar. Afyon toplantısında
da herkes kendi parasını ödedi. Arabam 100 bin marka alınmış
bir Mercedes. Şimdi satsam 60 bin mark eder. Binemez miyim? Şirketim
var, 13 yıldır iş yapıyorum. Davul mu çalacağım
yani. Benim bir ortakla birlikte şirketim Ülker Bisküvilerinin
Anadolu yakasının distribütörüdür. Çok iyi para kazandım.
13 yıldır da şirketim çok iyi kazanıyor. Benim Albayrak ilişkim okul sıralarına dayanır.
Sonra parti teşkilatlarımız içinde Albayrak ailesinden
pek çok adla birlikte görev yaptım. Ben göreve geldikten sonra
Albayrak şirketine verdiğim ihalelerin ne olduğu belli. Müfettiş
raporunda bir milyar dolar yazıyor. O müfettiş matematik
biliyor mu? Raporda hepsi sıralanmış diyorsunuz. Görmedim.
Sonra o müfettişin raporunu bırakın, ondan öncekinin
yazdığına bakın. Adamı da görevden almadılarsa,
burası Türkiye, alırlar. Orada her şey açık. Bu müfettişe
gelince o görevlendiriliyor. Ama daha DGM karar vermedi. Bakalım
savcı ne diyecek? Belki de kovuşturmaya gerek yok diyecek. Yeni partiyi 4-5 gün içinde kurmuş oluruz. Bu parti kuruluşunda bizim Saadet Partisi yöneticileriyle bir çatışmamız mümkün değil. Geçen gün Recai Kutanı ziyaret ettim arkadaşlarımla. Orada da söyledim ve anlaştık ki kırıcı ve birbirimizi zedeleyici bir süreç yaşanmamalıdır. Bizim muhalefet etme anlayışımız da böyle olacak. Partide milletvekillerimiz ile kurucular kurulumuz arasında bir doğrusal orantı yok. Ayrıca bir de Merkez Karar Yürütme Kurulumuz olacak. Biz Türkiyede yasama ile yürütme arasındaki iç içe geçmişliğin dönüşmesini istiyoruz. Örneğin milletvekili seçildi mi, bakan olamayacağını bilecek. Yürütme üzerinde etkisi kalmayacak. Amerikan başkanlık sistemi bizim şimdi gündeme getirip benimsetebileceğimiz bir olgu değil. Ama biz kuvvetler ayrılığı prensibini doğru işletmek için çalışacağız.
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/11/yazar/ozkan.html |
| Tayyipin servetine Ülker
grubu itiraz etti
Erdoğan'ın servet açıklamasını
yalanlayan beyanını aynen okuyalım birlikte, sonra
detaylara inelim:
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/13/yazar/ozkan.html ************************************************* İşte Tayyip Erdoğan'ın şirketi
...
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/15/yazar/ozkan.html ********************************************************************** Recep Tayyip Erdoğan kaç para kazanıyor?
Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Hayati Yazıcı ile konuştum. Yazıcı, Erdoğan'ın şahsi servetinin bir milyar dolar olmadığını söylüyor. Doğru, bunu kimse söylemedi ki zaten. Bu konuda Mülkiye başmüfettişinin raporunda yazan ve benim de köşeme aldığım, Rahmi Koç'un da basına dayanarak söylediği Erdoğan'ın AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) için, Albayrak olanaklarıyla birlikte değerlendirdiği para. Müfettiş Candan Eren'in raporunda bunların dökümü ve nerelerden kazanıldığı da yazılıyor. Üstelik bu paraların siyaset fonu ve havuzunda nasıl biriktirildiği de anlatılıyor. Rapor DGM'de.
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/16/yazar/ozkan.html |