|
.KURTLAR VADİSİ |
|
KURTLAR VADİSİ YAYINDAN KALDIRILDI
1925 yılında idam edilen Kürt isyancı Şeyh Sait'in torunu Dengir Mir Mehmet Fırat'a: "AĞZINI TOPLA KÖPEK" DEMEK GELİYOR İÇİMDEN, ANCAK ZAVALLI KÖPEKLERE HAKARET EDEMEM. ŞAPTAN ŞEKER OLMAZ. KATRANI KAYNATSANDA OLMAZ ŞEKER, CİNSİNE ÇEKER. Oğuz KAYI
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat; Sansür değil. Eğer çocuk pornosunu yasaklamak sansürse o da bir sansürdür", diyerek: Milyonlarca Kurtlar Vadisi izleyicisini çocuk pornosu seyretmekle özdeşleştirmiş!!!
|
|
Oylar 1 milyonu aştı
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5955050.asp?m=1&gid=112&srid=3601&oid=1 |
|
Kurtlar vadiye iniyor itler havlıyor
Ali Özsoy
Kürt-İslamcı faşistler Türk sesi istemiyor Faşizm insana düşman!
Faşizme karşı mücadelede bir ekol, burjuva hümanizmine ve liberalizmine dayanır. Aslında sol ile hiçbir ilgisi olmayan bu akımın sembolleşmiş bir sloganı da vardır: Faşizm insana düşman! Oysa faşizmin tek kaynağı vardır; o da yine aynı Batı liberalizmi. Gerçekte faşizm halka düşmandır. Ulusal egemenliğin emperyalist işbirlikçisi bölücü ve gerici tayfa tarafından tamamen yok edildiği ülkemizde bunu çok daha açık görüyoruz. Onlarca televizyon, gazete, siyasi parti olabilir; ancak hepsi aynı tek sesi dile getirmektedir: Türk cahildir, Türk cinayete eğilimlidir, Türk vahşidir, Türk paranoyaktır, Türkler tribünde de, sokakta da, tarihte de, gelecekte de kontrol altına alınması gereken barbar bir ırktır. Türkiyede kurulan Kürt-İslam faşizminin de açıkça gösterdiği gibi, faşizm insan veya tüm insanlara düşman değildir. Faşizm halka düşmandır. Elitisttir. Halkı ve kitleleri küçümser. Zaten faşistlere göre, halkı oluşturan kitleler, birey dolayısıyla insan olma düzeyinde değildir. Burjuvalar ise eğitimli, aydın ve seçkindir. Dolayısıyla insan kategorisi altında yüceltilen burjuva birey, toplumun ezici çoğunluğu olan halk kesimleri üzerinde bir diktatörlük kurmalıdır ki; liberalizmin hedeflediği insanın doğal haklarından kaynaklanan sonsuz bireysel özgürlüğünü gerçek anlamda koruyabilsin. Batı liberalizminin faşizme dönüşen halk ve toplum düşmanlığını alın, yanına Haçlı emperyalizminin hiç değişmeyen tarihsel Türk düşmanlığını koyun. Karşınıza Türkiyenin hakim ideolojisi çıkar: Kürt-İslam faşizmi. Bu, Türk düşmanı, ırkçı, azılı bir ideolojidir.
Nerede Batıcı, komprador bir aydın görürseniz insanlıktan ve demokrasiden bahseder. Bu kavramların düşmanı olarak inşa ettikleri kendi ifadeleriyle öteki kimliği ise, insanlığa ve demokrasiye kasteden Türkler ve Türklerin faşizmidir. Türke demokrasi yasaktır; ama Türk olmayana her şey serbesttir. Çünkü demokrasi Türklere bırakılamayacak kadar değerli, Türklerden sürekli korunmayı gerektirecek kadar hassastır. İşte en çıplağından bir faşist düzen. Bu düzenin Türkiyede ideologluğunu sağ ve soldan liberaller üstlenmiş durumdadır. Kitle tabanı ve siyasi örgütlenme ise Kürt-İslamcı tarikat-aşiret yapılarına havale edilmiştir. Liberallerin insan ve özgürlük sloganları, faşizmin bayrakları olarak yükselmektedir. Halk, toplum iradesi, Türk ulusu, ulus devlet ve ulusal egemenlik ise Kürt-İslam faşizminin yok etmeye çalıştığı karşıt kavramlardır.
RTÜKü kapatıp KÜRTÜKü kuracaklar Amacımız Kürt-İslam faşizmini tahlil edecek teorik bir yazı yazmak değil; ancak sadece ve sadece pratik uygulamalarıyla bu faşist hareketin sadece Cumhuriyeti değil, şekilsel demokrasiyi bile yok etme aşamasına geldiğini belirtmek istiyoruz. Gazetelerde yer alan bir haber aslında pek çok şeyi açıklıyor: Kurtlar Vadisi-Terör dizisini RTÜK yayından kaldırabilir. Bu dizi daha yayımlanmadı bile. Yayımlanmadan bir dizi nasıl yayından kaldırılabilir? Bunun Türkiye tarihinde tek bir örneği daha var. 12 Eylül faşizmi döneminde Kenan Evren hiç izlemediği bir filmin, Yorgun Savaşçının yakılması için emir verir. Oysa film TRT tarafından çektirilmiş ve TRTnin onayını almıştır. O dönem Türkiyede tek bir televizyon kanalı vardı. Bugün ise yüzlerce kanal var; ama aynı uygulama gündemde. Aslında her şey PKKnın yayın organı Gündem gazetesinin düğmeye basmasıyla başladı. Kurtlar Vadisi filminin, Türk toplumunda ABDye ve ABDnin desteklediği PKKya karşı yükselen tepkisini yansıttığı bilinen bir gerçek. Önceki bölümleri ve Kurtlar Vadisi-Irak filmi rekorlar kırdı. ABD bile resmi düzeyde bu filmden rahatsızlığını belirtti. Hatta film için dünya basınında ABDnin Gece Yarısı Ekspresi dendi. Gündem gazetesi, Kurtlar Vadisi-Terör dizisinin PKKlı teröristlerin ve onları destekleyen emperyalist güçlere karşı büyük düşmanlık besleyen Türk halkının beğenisiyle yine rekorlar kıracağını bildiği için bir kampanya başlattı. Gazeteye göre dizi ırkçı ve Kürt düşmanıydı. Şiddeti ve faşizmi körüklemekteydi. Bunu sadece fragmanından anlamışlardı. Bu kampanyaya en büyük destek hemen Doğan Medyadan geldi. Güya RTÜKü 100 kişi şikayet için aramış, bu bir rekormuş, dizi daha yayımlanmadan iptal edilebilirmiş. RTÜK bunu düşünüyormuş. İşte Kürt-İslam faşizmi budur. Onlarca tv kanalı var; ancak hangi dizinin oynayacağına bile PKK karar veriyor. RTÜKün adı, yakında KÜRTÜKe dönüştürülebilir. Ararat serbest, Kurtlar Vadisi yasak Peki ama aynı büyük medya değil miydi Her şey serbest olsun! diyen. Popstar-popostar-biri bizi gözetler öbürü evlendirir türü ahlâksızlık ürünü yarışmalar için ne diyordu medya: Kardeşim kumanda yok mu zapping yapın!... Ekranlar kararmasın! diye eylem yapanlar kimdi? Kurtlar Vadisi şiddeti özendiriyor da, Rambo isimli Amerikan katili, insanlara çiçek ekmesini mi öğretiyor? Yine aynı medya değil miydi Gece Yarısı Ekspresi filmi gösterilsin, tabular yıkılsın! diye kampanya yürüten? Türkiyeye saldıran ve Türklere hakaret eden Gece Yarısı Ekspresi serbest; ama ABDnin Gece Yarısı Ekspresi denen Kurtlar Vadisi yasak. Yine Hürriyet, Milliyet ve Radikal gazeteleri değil miydi Türkleri soykırımcı ve tecavüzcü olarak gösteren Ararat filminin galası Türkiyede gösterilsin diye kampanya başlatan. İsmet Berkan değil miydi filmi önce izleyin diyen? Ertuğrul Özkök değil miydi galası Ağrıda yapılsın diyen? Şimdi neden önce Kurtlar Vadisini bir izleyelim demiyorlar, daha yayımlanmadan yayından kaldırılsın istiyorlar? Kurtlar Vadisi filmi ve dizisi için Amerikan düşmanı, Yahudi düşmanı, Batı düşmanı, Kürt düşmanı dahil her şey söylendi. İddia sahibi kanıtlamakla yükümlüdür; ancak bizim kesin bildiğimiz bir şey var. Türkleri ABDyi yok etmek isteyen El Kaideci teröristler olarak gösteren 24 isimli dizi Türkiyede yayın yapan CNBC-E kanalında, Türkiyeyi kadınların recmeden vahşi insanlarla dolu, bombalanması gereken bir ülke olarak gösteren West Wing dizisi ise yine Türkiyede yayın yapan Bussiness Channelda hâlen yayımlanmaktadır. Hiçbir gazete yazarı da bu diziler yasaklansın dememiştir. Kısacası Kürt-İslam faşizminde her türden Türk düşmanı, ırkçı propaganda filmi serbesttir; ancak Türk milletinin onurunu ve vatanı için mücadele azmini gösteren her türlü yayın yasaktır. Bir de PKKnın kanalı Roj TV Türkiyede yayın yapsın, diyorlar. Ne gerek var?! Türke yürüyüş yasak 12 Eylül öncesi ABDnin has adamı Demirel bile, Yollar yürümekle aşınmaz. demişti; ancak anlaşılan Kürt-İslamcı faşistler Türklerin yürümesiyle yolların aşınabileceğini düşünüyor. Bir hükümet düşünün; Kürt-İslamcı İçişleri Bakanı Türk bayrağıyla düzenlenecek, milli hassasiyeti yüksek eylem ve yürüyüşlere muhbir sokulması ve bu yürüyüşleri engellenmesi için genelge yayımlıyor. Anayasada bütün Türk vatandaşlarına verilmiş olan haklar bir genelgeyle ortadan kaldırılıyor. İstanbulun yolları 8 km boyunca hükümetçe kapatılıyor. Şehrin ortasında Katil Devlet!, Hepimiz Ermeniyiz! sloganlarıyla insanlar yürütülüyor. Başbakan bu gösteriye Mükemmeldi. diyor. Ama çocuğu yaşlısıyla elinde Türk Bayrağı ve Atatürk resmiyle yürümek isteyen, Hepimiz Türküz, Hepimiz Mustafa Kemaliz diyen Türk vatandaşlarının önüne binlerce polis ve panzerler çıkarılıyor. Ben Türk değilim, ben Türkiyeliyim, Kürdüm, Ermeniyim, Rumum, Apocuyum diyorsanız yollar açık. Sadece yollar açık değil, isterseniz Türk bayrağını yırtabilirsiniz. İsterseniz Apo pankartları açabilir, polise saldırıp, otobüs yakıp, insanları güpegündüz şehrin ortasında öldürebilirsiniz. Bu eylemlere müdahale yasaktır. Gerekçe basit: Provokasyon olur(!)... PKKya serbestlik sağlanırsa, PKK daha ılımlı olacakmış. Zaten Tayyip Erdoğan da demedi mi? Onlar saldırmazsa biz niye durup dururken saldıralım. Ve eğer vali ve emniyet müdürleri, Kürt-İslam faşizminin bu kanundışı rejimini değil, Anayasa ve yasaları esas alırsa mutlaka görevden alınır. Bakınız Orduya. Türk köylülerinin fındık fiyatlarını protesto için Anayasal hakları çerçevesinde düzenledikleri mitingin gerekirse silah kullanarak zorla dağıtılması yönünde emniyet müdürüne emir veriliyor. Kim tarafından? AKPli bir milletvekili tarafından. Tamamen yetkisiz bir kimsenin talimatını dinlemeyen ve kendi halkının kanına girmeyen emniyet müdürü hemen o akşam Başbakan Tayyip Erdoğanın emriyle görevden alınıyor. Yine Bözüyükte, Trabzonda şehrin ortasında terör estiren PKKlılara karşı tepki gösteren halkı bastırmadı, ezmedi diye mülki amirler ve emniyet müdürleri görevden alınıyor. Peki kim ödüllendiriliyor? Büyük medya ve PKK medyasının AB valisi, demokrat vali, süper vali dediği Diyarbakır Valisi ödüllendiriliyor. Neden? Nevruzda Diyarbakırın göbeğinde bölücü örgütün sözde bayraklarını ve Aponun posterlerini açan, camları aşağıya indiren, arabaları yakan, polise ateş açan göstericilere tek bir müdahalede bulundurtmadığı için. Diyarbakır Belediye Başkanının peşine takılıp, yüzü maskeli teröristlerle onları sakinleştirme adına görüşerek devletin şerefini beş paralık ettiği için. Bu vali Provokasyona gelmemiş. ABye Türkiyedeki değişimi göstermiş.... Yanındaki emniyet müdürü bile isyan edip istifa ediyor. İşgal yıllarında bile vatanına hizmet edebilen mülki amirler vardı. Bugün ipinizi hemen çekerler. İşte Kürt-İslam faşizmi budur. Salazar bile futbolu yasaklayamamıştı Gazetelerde başka bir haber: Futbol maçlarında atılan Hepimiz Türküz, Hepimiz Mustafa Kemaliz sloganlarına tepki gösteren spordan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin gerekirse ligdeki tüm maçların seyircisiz oynanabileceğini belirterek kulüpleri uyardı. Portekizdeki Salazar faşizminin meşhur bir formülü vardır. 3F: futbol, fiesta, fado... Faşizmin yasaklamadığı üç halk etkinliği bunlardır. Halka Türk bayrağıyla yürüyüşün dahi yasaklandığı koşullarda insanlar bir tek futbol maçlarında tepkilerini dile getirebiliyor; ama Kürt-İslam faşizmi futboldan bile korkuyor, yasaklamaya kararlı. Daha birkaç yıl önce Türk milli takımı dünya üçüncüsü, futbol takımları Avrupa şampiyonu olurken, bugün Türk futbolu dibe vuruyor. Rastlantı mı? Hayır. Kürt-İslam faşizmi Türk milletinin futbolla bile sevinmesini, sokağa çıkmasını, bayrağına sarılmasını engellemek istiyor. Halkına düşman kara gömlekliler Trabzonda Faşizmin simgelerinden biri kara gömleklilerdir. İtalyan faşisti Mussolini bu kara gömlekli milislerle Romada yürüyüp, dikta rejimini kurmuştu. Hitler de benzer milislerle halkına kan kusturdu ve yıldırdı. Kara gömlekliler aslında halk düşmanlarıdır. Bu yüzden faşistlerin verdiği her emri büyük bir sevinçle yerine getirirler. Türkiyede halk düşmanlığına örnek için Can Dündarın tribünlerdeki halk tepkisine nefretini kustuğu şu yazısına kısaca göz atalım: Amma da çok katil varmış Türkiyede... 10 yılda 15 milyon işsiz yarattık her yaştan... Kazara bir işi olsa da mesleği olmayan, yarın umudu taşımayan, yılgın, umutsuz, çaresiz, öfkeli, bağnaz kalabalıklar Geçen hafta Dinkin katillerinin peşindeydik. Bu hafta tribünler dolusu katil adayıyla karşı karşıyayız. Siyasetin görev sahasından toplumbilimin uzmanlık alanına geçtik... Can Dündar Hepimiz Apocuyuz diye yürüyen PKKlı teröristleri değil, Hepimiz Türküz diyen sıradan futbol seyircisini katil sürüsü ilan ediyor. Ve diyor ki bu işi siyaset değil toplumbilim çözer. İşte tam bir kara gömlekli. Toplumbilimi de yetersiz görüp gen bilimi alanına atlaması an meselesi olan bir ırkçı. Siyaset, tartışmak, doğruları bulmak onların işi değil zaten. Böylelerine bazıları toplum mühendisi der. Çok yanlış. Bunlar toplum kasabı. Ellerine keskin neşterlerini alırlar, toplumbilimi adına katil, barbar, özürlü, aşağı ırk olarak gördükleri kim varsa acımasız darbelerle keserler. Kara gömlekliler en son Trabzonu hedef seçtiler. Aydınlar Trabzonu aydınlatmaya gidiyor. adı altında Trabzon halkını eğitmek ve aydınlatmak için şehre doluştular. Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, AK Parti Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz, Nuray Mert, Sunay Akın, Nihat Genç, Fuat Saka, Volkan Konak, İbrahim Karagül gibi sağdan soldan her kesimden isim Trabzon halkıyla empati kurma adına panel düzenlediler. Trabzonlular misafirperverdir. Bu aydınları kırmadılar. Salona dinlemeye gittiler. Kürsüye çıkanlar halkı suçladı. Trabzonlular dahil tüm Türkleri Hrant Dinkin katili ilan ettiler. Başka biri Hepimiz Ermeniyiz diye kürsüden salondakilere bağırdı. Kendisine tepeden bakan ve aşağılayan bu aydın sürüsüne sonunda dayanamayan Trabzonlular tepki gösterdiler. Tamamen yönlendirilen ve halka saygı duymadan halkı eğitmeye koyulan bu insanlar aydın sıfatını ne kadar hak edebilir. Ertesi gün medya salondaki tepki gösteren densiz Trabzonlulara yine nefret kustu. Trabzon halkı üzerinde çok tehlikeli bir deney yapılıyor. Ufuk Güldemir Ordu, Trabzona girip, şehri ele geçiren sapık ideolojiyi temizlesin. demişti. Türk ordusunun böyle bir şey yapmayacağı açık. ABD ordusu da hemen gelemeyeceğine göre yakında Trabzona başına Can Dündarın geçtiği bir kara gömlekliler ordusu gönderebilirler. Tarihin en büyük soykırımına doğru Tayyip Erdoğandan tutun, Mehmet Ağara kadar tüm parti liderleri bir türkü tutturdu: Siyasi partiler milliyetçilik üzerinden politika yapmasınlar. Bu Türkiyede parlamentarizme dayalı şekilsel demokrasinin tamamen son bulmasının işaretidir. Artık etnikçilik, bölücülük, mezhepçilik, dincilik, işbirlikçilik üzerinden siyaset yapanlar diyor ki: Biz siyasetimizi böyle yaparız; ama başkası da bizim yaptığımızın dışına çıkmasın. Normal bir demokraside böyle konuşan bir siyasi parti liderine gülerler. Sana ne kardeşim? Sen kendi partine bak. İstersen milliyetçilik yapma. İstersen bayrağa karşı çık. Türklük kavramı Anayasadan kalksın! de. PKKyla anlaşalım! de. Seni tutan yok ki. Seçimlerde halk istediğini seçer. Ama artık biçimsel demokrasi bile Kürt-İslamcı diktatörlüğün devamı için tehlike. Tüm siyasi söylemler aynı çizgide olsun istiyorlar. ABD, AB, Kürt-İslam karşıtı tek bir çatlak ses duymak istemiyorlar. Kendi partilerinin politikasıyla değil CHP, Genç Parti veya benzeri partilerin siyaseti ve söylemleriyle uğraşılıyor. Veya işi gücü bırakıp küçük marjinal ulusalcı grup dedikleri Kuvayı Milliyecileri tutuklatmaya, örgütlerini ve yayınlarını yasaklatmaya çalışıyorlar. Bu tek parti diktatörlüğüne, hatta tüm parti ve kitle örgütlerinin yasaklandığı bir Kürt-İslam faşizmine doğru atılan önemli bir adımdır. Faşizmin halk düşmanı ve emperyalist nitelikte olduğu doğrudur; ama tarihin belli dönemlerinde faşizm bir ırka veya ulusa düşmanlıkla özdeşleşir. Almanyada Yahudi düşmanlığı, İtalyada Habeş ve Arap düşmanlığı gibi. Bugün emperyalizm tarihin en büyük soykırımlarından birine hazırlanıyor. Anadoluda Türkleri yok etmek istiyorlar. Kürt-İslam faşizmi bunun ürünü. Kısacası faşizm insana değil, Türklüğe düşman; çünkü faşistler Türkleri insan olarak görmüyor.
http://www.turksolu.net/126/ozsoy126.htm *** Kürt-İslam faşizminden manzaralar
Gündem
İlk emri ABD verdi. PKK borazanı Gündem duyurdu: Kurtlar Vadisi yasaklansın. ABD ve PKKnın emrini ikiletmeyen Doğan ve Ciner Medya Gruplarının organları, Kurtlar Vadisini yasaklatmak için büyük bir kampanya başlattılar.. Öyle ki RTÜKün telefonlarını verip, buyrun şikayet edin diye halkı manipüle edecek kadar işi ilerlettiler. Tüm bunlara rağmen kendi internet sitelerindeki anketlerde bile 100 binlerce insan %90 oranında dizi yayınlansın dedi.
Yapımcı olarak bizim yaptığımız
30 milyon vatandaşın takdirini kazanan sanal bir gerçekliktir.
Ama bu kitlenin beğenisini hiçe sayan sansürcü zihniyetin yaptığı
somut bir gerçekliktir. Zira dizinin henüz sadece birinci bölümü
yayınlanmış ve bu bölümde herhangi bir sakınca görülmediği
halde sonraki bölümler ısmarlama bir kaygı ve tahminlerden
hareketle ağır şekilde suçlanmıştır
23
Yıldır Türkiyenin gününü kana bulayan ve ufkunu
karartan terör belasını ve arkasındaki karanlık gerçekleri
konu edinen dizimizin yeni bölümlerine gelen yayın yasağı
fiili bir durumdur. Geçtiğimiz pazartesi günü fiili sansür çarkı
dönmeye başlamıştır. Hiç bir demokratik hukuk
devletinde görülemeyecek bir uygulama ile dizimizin yayınlanması
imkansız hale getirilmiştir. Ya dizi yayınlanmayacak ya
da kanalın yayın izni iptal edilecekti. Kurtlar Vadisinin
yapımcısı olarak Pana Film bu Oysa aynı saatlerde Amerikalıların yeni satın aldığı TGRTde Amerikan katillerinin propaganda filmi olan Rambo 3 yeniden gösterildi. Üstelik bu katil bozuntusu artist, Türk düşmanı beyanatlar verdikten ve sözde Ermeni soykırımıyla ilgili de bir propaganda filmi çevireceğini açıkladıktan hemen sonra. Bu tam anlamıyla bir gözdağıydı. Kurtlar Vadisi filminden rahatsız olan ABD Büyükelçisi Ross Wilson keyifle Ramboyu izlemiştir. İşte 2007 yılında Kürt-İslam faşizminin egemenliği altındaki Türkiyeden bir portre. Kanunsuzluk, tehdit, sansür, Türk düşmanlığı 2007 Nisanından sonrasını siz düşünün.
http://www.turksolu.org/127/gundem127.htm *** Kürt-İslam faşizmi ne yaparsa yapsın Türk halkının seçimi belli!
Gündem
Kurtlar Vadisi-Terör dizisi yayından kaldırıldı. Filmin yapımcısı firma, daha yayımlanmadan dizinin kanunsuz tehdit ve yıldırmalarla sansüre uğratıldığını açıkladı. RTÜK yasasına göre, yayımlanmadan yasaklanamayacak diziyi Abdülhamit döneminden kalma yöntemlerle RTÜK sansüre uğratmış oldu. RTÜKe karşı büyük bir öfke seline kapılan halk, RTÜKün telefonlarını kilitledi ve internet sitesini çökertti. RTÜK ise, kendileri tarafından bir engellemenin kaynaklanmadığını duyurmak zorunda kaldı.
Tayyip Erdoğanın AKP parti meclisinde yaptığı açıklamalar ise dizinin bizzat kendisinin müdahalesiyle sansüre uğradığını açığa çıkardı. Tayyip Erdoğan, dizinin gençler üzerinde olumsuz etkisi olduğunu, toplumda şiddet ve düşmanlığı körüklediğini açıkladı. Oysa bu iddialar ABD Büyükelçisi Ross Wilsonun ve PKKnın yayın organlarının iddialarıydı. Türk halkı ise, hiç görülmemiş bir oranda diziye destek oluyor ve uygulamayı açık bir sansür örneği olarak nitelendiriyor. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, Tayyip Erdoğan son ABD ziyaretinde Kurtlar Vadisiyle ilgili kulağının çekilmesi ve AKPnin Güneydoğulu milletvekillerinin uyarısı üzerine RTÜK başkanını telefonla arayıp gereğinin yapılmasını emretti. Tayyip Erdoğanın başka bir endişesi ise, seçimlere yaklaşılırken Kurtlar Vadisinin milliyetçiliği yükseltip, AKPnin oy oranını daha da düşürebileceği yönündeydi. Yapılan tüm anketler ise, sansürcülüğün Tayyip Erdoğana yarardan çok, büyük bir zarar getireceğini ortaya çıkardı. Hürriyet ve Milliyet gazeteleri internet üzerinden yaptıkları anketlerde Kurtlar Vadisinin yasaklanmasının nasıl karşılandığı sordu. Milliyetin anketine katılan 765.591 kişiden 642879i yani % 84ü dizinin yayından kaldırılmasına karşı olduğunu belirtti. Hürriyetin anketine katılan 10.076.025 kişinin % 88i yani tam 947.485i ise, dizinin yayından kaldırılmasını sansür olarak değerlendirip, Dizi yayımlanmalıydı. dedi. Kurtlar Vadisi-Terörün kaldırılması için en çok yayın yapan ve RTÜKün telefonlarını verip, Buraya şikayet edin. diyen iki yayın organının anketlerindeki sonuçlar bile böyle. Hürriyet, anketini Dijital demokraside rekor! diyerek duyurdu; ama ne hikmetse ankete katılanlardan % 88inin uygulamayı kınadığını ve sansür olarak gördüğünü yayımlamadı. Yani Hürriyet kendi anketine de sansür koydu. Dijital demokrasi buraya kadardı... Yine Milliyette yayımlanan bir başka anketin sonuçları ise büyük medyanın Türk halkını maniple etmekte ne kadar başarısız olduğunun ikinci bir kanıtıydı. Ankete göre, Hrant Dink cenazesinde atılan Hepimiz Ermeniyiz sloganıyla ilgili fikri sorulan vatandaşın % 86sı bu sloganı yanlış bulduğunu belirtti. % 5.9unun yanıt vermediği soruya, sadece % 8.1lik bir kesim sloganı doğru bulduğunu belirtti.
Sonuçta evirseniz de, çevirseniz de, halkın tüm kritik konularda seçimi ortada. Sürekli demokrasiden bahseden, seçmenlerin % 26 oyuyla tüm iktidarı gasp edip, demokratik çoğunluk adı altında Cumhurbaşkanlığına göz dikenler bu sonuçları görünce halkı cahillikle ve sığlıkla suçluyorlar. Dış politika, memleket yönetimi halka bırakılamayacak kadar önemlidir. diyorlar. Kıbrıstan bölücü teröre, Iraktan ABye kadar her konuda halkın istekleri kendi isteklerine karşı olunca, halka rağmen halkın iyiliği adına Kürt-İslamcı faşizmin her türlü sansürcü, yasakçı ve baskıcı tedbiri devreye sokuyorlar. Türk milletini ırkçılık ve faşistlikle suçlamak için faşizmi hep çoğunluğun azınlık üzerindeki diktatörlüğü olarak tanımladılar. Oysa gerçek faşizm tahlili ve kendi uygulamaları, Türkiyede egemen olan Kürt-İslam faşizminin bu tanımın tam tersi olduğunu gösteriyor: Kendine Türk diyemeyen azınlığın Türküm diyebilen çoğunluk üzerindeki diktatörlüğü.
http://www.turksolu.org/128/gundem128.htm ***
|
|
Kurtlar Vadisi Terör dizisi ilginç bir perde arkası operasyonu ile yayından kaldırıldı. Bu ülkede bir takım garip ve anlaşılmaz olaylar oluyor.
17.02.2007
Kurtar Vadisi dizisinin daha önce yayınlanan ve sona eren bölümlerinin neredeyse hiç birini izlemedim desem yeridir. Belki birkaç bölümünü kısmen izlemişimdir. Ama çok geniş bir izleyici tabanı olduğuna göre, demek ki bu millet dizide izlenmeye değer bir şeyler bulmuş.
http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=7002803&tarih=2007-02-17 |
|
Tercüman İnanılır gibi değil Türkiye'yi bölüp parçalamak isteyen şer güçler yine işbaşında Çelik ÇELİKYAMAN / İSTANBUL
http://www.tercuman.com.tr/v1/haber.asp?id=53585&baslik=Inanilir%20gibi%20degil&katid=1 *** Halka sansür Çelik ÇELİKYAMAN
Bölücü örgütün hainliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan ilk bölümüyle izlenme rekoru kıran dizi, yayınlanmayacak KURTLAR Vadisi Terör,
henüz ikinci bölümü bile yayınlanmadan RTÜKün sansürüne
uğradı. Daha yayına başlamadan şiddeti özendirdiği
idda edilen, oysa bölücü örgütün kalleşliğini tüm çıplaklığı
ile anlatan Kurtlar Vadisi Terör, bir kısım medya tarafından
da tahrik unsuru taşıdığı gerekçesiyle idam
sehpasına gönderildi. Geçen hafta perşembe günü yayınlanan
ilk bölümü ile televizyon seyredenlerin yarısından fazlasını
ekran başına çeken Kurtlar Vadisi Terör, RTÜKün uyarısıyla
yayından kaldırıldı. RTÜKün, diziyi yayınlayan
Show TVye ilettiği, Yayını durdurun uyarısında,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın etkili olduğu öne
sürüldü.
http://www.tercuman.com.tr/v1/haber.asp?id=53518&baslik=Halka%20sansür&katid=1 ***
BEHİÇ KILIÇ 18.02.2007 Karanlık
vadi!..
BİZ burada, Kurtlara yasak, çakallara serbest vadi diye yazdık... Niye yazdık? O diziyi pek yerinde bir kültürel faaliyet diye yorumladığımızdan mı?!.
http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=87 |
.
http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=67820,3 |
||||||
|
. Sırlar operasyonu
Serdar Turgut 07.03.2007
RTÜK Başkanı kötü örnek oldu diyerek Kurtlar
Vadisi gibi dizileri yasaklattığından bu dizi hakkında
da bir şeyler yapmaya kendisini mecbur hissedecek
http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=70067,4 *** Molla panikledi
Serdar Turgut 06.03.2007
RTÜK adlı kurumun başındaki molla, bugünlerde çok
zor durumda. Mollanın kendisinden olarak gördüğü bir
televizyon kanalı da bu aralar suçlanıyor çünkü
http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=69987,4 ***
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=67876,10,104 ***
Serdar Turgut 18.02.2007 Sansürcü molla
Adam halkın beğenisini çok kazanmış diziyi bir
kalemde silip attı. Üstelik neyi nasıl yaptığı
konusunda bir araba yalan da söylüyor. Şahitler olmasa, yalanını
da yutacağız. Bakın görün; bu molla durmayacak,
özgür irademize devamlı müdahale edecek, tercih hakkımızı
elimizden alacak
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=67999,10,104 |
|
GÜNEŞ 16 Şubat 2007
KAMPANYALAR TUTTU Mİlyonlarca kişinin severek izlediği diziye 13 bin kişinin karşı çıkması normaldi. Üstelik terörün iç yüzünün anlatıldığı diziye karşı, daha yayına girmeden bazı çevreler tarafından 'Milliyetçiliği körüklüyor' denilerek 'Yasaklansın' kampanları başlatılmıştı. 13 BİNİN BÜYÜKLÜĞÜ Ancak takip eden günlerde pek de normal sayılamayacak şeyler oldu. 13 bin rakamı, milyonlarca vatandaşın tercihinden 'Daha büyük' addedildi. RTÜK dizinin 'Toplumsal gerginliğe' yol açtığını öne sürüp yayından kaldırılmasını istedi. Ve yayın durduruldu. Vadi'ye sansür Terör gerçeğinin öğrenilmesinden korkanlar ile reyting derdine düşüp yaygara koparanlar kazandı Kurtlar Vadisi veda etti... Milyonlarca televizyon izleyicisi şokta! İlk bölümü izleyip, dün geceyi sabırsızlıkla bekleyenler konuştu:
http://www.gunes.com/2007/02/16/manset/manset.html ***
Vatandaş, PKK terörünün içyüzünü ve dış bağlantılarını anlatan dizinin neden yasaklandığı sorusuna cevap bekliyor 17 Şubat 2007
<%Tarih%>
Daha ilk bölümünde PKK vahşetini bütün çıplaklığı
ile ortaya koyan Kurtlar Vadisi Terör, yayına bile girmeden PKK'nın
dümen suyunda siyaset yapan DTP 'Yasaklansın' diye feryada başlamıştı.
Vatandaş 'Sansürde bölücüler mi etkili oldu' diye soruyor. Halkın isyanı RTÜK'ü kilitledi! RTÜK'ün 444 1 178 numaralı şikayet telefonu gün boyu hiç susmadı. Kurumun internet sitesi yoğunluktan çöktü. Vadiseverler, yürüyüş hazırlığında Milyonların tutkunu olduğu Kurtlar Vadisi Terör'ün, 13 bin kişinin 'şikayeti' ve 'küçük çıkarlar' peşinde koşan bir grup azınlığın yaygaraları sonucu yasaklanması televizyon izleyicisini çileden çıkardı. Perşembe gecesi Kurtlar Vadisi'nin yayınlanmadığını gören vatandaşlar, RTÜK'ün şikayet hattını telefon yağmuruna tuttu. HEP MEŞGUL TONU 444 1 178 nuramalı telefon ertesi gün de hiç susmadı. Zaman zaman santral kilitlendi, sansürü kınamak için numarayı arayanlar meşgul tonuyla karşılaştı. Yoğunluk sanal aleme de taşındı. RTÜK'ün 'rtuk.gov.tr' ve 'rtuk.org.tr' adresleri çöktü. 'tv' uzantılı olan bir başka sitede bu yoğunluktan nasibini aldı. AMERİKALILAR ŞAŞTI rtuk.tv isimli site bir saniye içinde 3 bin 150 giriş olduğu için çöktü. Siteye server hizmeti veren Amerikalı şirketin bünyesindeki 127 sitede bundan etkilendi. Bunun üzerine Amerikalı şirket, hizmeti durdurdu ve site görevlilerine 'Ne oluyor' diye sordu. Aldıkları cevap, Amerikalılar'ı şaşkına çevirdi. Parmak izleri teşhis edilmesin diye... PANA film, yasakla ilgili sert bir açıklama yaptı. İşte açıklamada öne çıkan noktalar: '... hiçbir demokratik hukuk devletinde görülemeyecek bir uygulama ile dizimizin yayımlanması imkansız hale getirilmiştir. Ya Kurtlar Vadisi yayından kalkacak ya da kanalın yayın izni iptal edilecekti.''...Dizinin en güçlü mesajlarla vurguladığı Kürt ve Türk'ün kardeşliğinden rahatsız olanlar Kurtlar Vadisi'ni suçlamış, yayın engellenmiştir.' 'Kurtlar Vadisi, bu ülkenin 40 bin insanına kıyan senaryoyu yazdıran ellerin parmak izlerini sanal labaratuvarda teşhis edeceği için mi linç uygulamasına hedef olmuştur?' 'Kurtlar Vadisi, kanlı sürecin yolaçtığı 300 milyar dolarlık kaybın hesabını sorgulayacağı için mi sakıncalı bulunmuştur?...' Türkiye, terör belgeselini izledi 'Ayrımcılık' gibi suni bir gerekçeyle yasaklanan Kurtlar Vadisi Terör'ün yerine dün Show TV ekranlarında Kan Uykusu adlı belgesel gösterildi. Güneydoğu'daki terör gerçeğini gözler önüne seren Kan Uykusu, önce SKY TURK, sonra Show TV'de defalarca yayınlanmasına rağmen AB Grubunda 7,70 reyting ve 21,40 share ile 3'üncü sırada yer aldı. Bu rakamlar, Kurtlar Vadisi'ni yasaklayarak halkın terörün çirkin yüzüyle tanışmasından korkanlara ders oldu! Ya Sağır Oda! Kurtlar Vadisi'ne saldıranlar 'şiddet içeriyor' yalanına sığınıyor. Oysa TV'de benzeri diziler, filmler her gün gösteriliyor. Vadi'ye karşı kampanya başlatan grubun televizyonunda yayınlanan 'Sağır Oda', 'Kod Adı' gibi dizilerde vahşet görüntüleri eksik olmuyor. Sağır Oda'da bugüne kadar onlarca adam öldürüldü, insanların kalbi çıkarılıp, paket halinde evlere gönderildi. Şimdi herkes soruyor: 'Neden şiddetse neden çifte standart uygulanıyor' Polis önlem aldı Tepki oklarının yöneldiği RTÜK dün gün boyu polis tarafından korundu. Kurtlar Vadisi hayranlarının RTÜK önünde protesto gösterisi yapacağı ihbarı üzerine bu uygulamaya gidildiği öğrenildi. Ancak Vadiseverler, bu tarz bir eylem için internette örgütleniyor... Yasak ters tepti Sansürcü zihniyet sanal alemde yapılan tüm anketlerde, forumlarda kınandı. Milliyet ve Hürriyet'in anketine yüzbinler katıldı. Yüzde 83'lük bir kesim, 'Kurtlar Vadisi kaldırılmasın' diye oy kullandı. 'RTÜK yalan söylüyor' RTÜK Başkanı Zahid Akman dün CNN Türk'te, 'Filmi biz yasaklamadık. Sadece kanal yönetimini çağırıp, şikayetlerle ilgili uyardık. Onlar da bu kararı aldı' dedi. PANA film anında cevap verdi: 'Zahid Akman, insanların gözünün içine baka baka yalan söyledi. Gerçekler ise şu: RTÜK heyeti, oybirliği ile, dizinin birinci bölümünde yasalara aykırı bir durum olmamasına rağmen, dizinin devamının yayımlanması halinde sözlü ve yazılı uyarı olmaksızın kanala bir ay kapatma cezası verileceğini ve akabinde kanalın yayın iznini iptal edeceklerini ifade etmişlerdir. RTÜK Başkanı, bu toplantıda kendisine gelen şikayet mesajlarını delil olarak sunarken, dizinin varlığı ile ilgili olumlu mesajları '154 bin şuursuz kişi olabilir' diye değerlendirmiştir.' Bugün ona, yarın sana Rakip gruplar, Kurtlar Vadisi için 'karalama' kampanyası yürütürken Sabah Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, dün köşesinde gerçekleri çarpıcı ifadeler ve örneklerle dile getirdi... *** Bir televizyon programını özgür iradeyle eleştirmek, makul bir şeydir. Bir televizyon programını devlet eliyle yasaklamak, korkunç bir şeydir. Bu satırların kaleme alındığı saatlerde, Kurtlar Vadisi'nin ekrana gelip gelmeyeceği belirsizdi... Ama belli olan şu: Sansür hortladı, dayatıyor! Mesleğim gereği izliyorum... Hepsini. Beğenmediğim taraflarını, nedenleriyle birlikte yazmak görevim. Yazdım da... Çünkü, 'Beğenmiyorsan, seyretme' tavrı yerleşmeli... 'Beğenmiyorsan, reklam verme' tavrı yerleşmeli... 'Beğenmiyorsan, o kanala telefon et, o kanalın yöneticileri durumlarını bir daha gözden geçirsin' tavrı yerleşmeli. Ama 'beğenmiyorsan, yasakla' tavrı, asla yerleşmemeli. Sansüre boyun eğersek, bu işler sırayla, aynı hızar, gün gelir seni de biçer! Bu kavga kaybedilirse, sadece o kanal kaybetmez, susan herkes kaybeder. Korkmayın halktan... Korkmayın bu kadar. Eğrisini doğrusuna ancak o getirebilir. Aksini düşünen varsa, şu sorulara da mantıklı cevaplar verebilmeli... Çoğunluk, bazı partileri tasfiye edip, bir partiyi tercih edince, o çoğunluk 'demokrasi dersi vermiş' oluyorsa... Aynı çoğunluk, bir diziyi tercih edince, o çoğunluk neden 'kendi kendine karar veremeyen cahiller' olarak kabul ediliyor? Milletin yarısından fazlası Meclis'in dışındayken, yüzde 34 oy alan partinin Meclis'in tamamına hükmetmesini içimize sindiriyorsak... Ki, sindirmeliyiz. 40 küsur milyon kişinin seyrettiği bir diziyi, 7 bin kişi şikayet etti diye yasaklamayı, içimize nasıl sindirebiliriz? Bu dizi, terörü teşvik ediyorsa... PKK, hangi diziyi seyredip dağa çıktı? Toplum bu hale getirildiği için mi, diziler böyledir? Diziler böyle olduğu için mi, toplum bu hale geldi? Yok mu mafya? Yok mu terör? Siz göstermeyince, olmayacak mı? Madem, diziler bu kadar etkiliyor bu milleti... Yıllardır Amerikan askerlerinin kahramanlıkları gösteriliyor ekranlarda, Amerikalıların ne kadar iyi, ne kadar vicdanlı insanlar oldukları anlatılıyor... Peki neden, Amerika'dan bu kadar nefret ediyor bu millet? Niye etkileyememiş Hollywood? Çağdaş olma iddiasındaki bir ülke burası... Çağdaşlık normları ortada... Uymamız gereken kurallar, sadece ve sadece 'evrensel hukuk' ile 'manevi değerlerimiz...' Gerisi hikayedir. Hukuka aykırıysa, adres mahkeme. Değerlerimize aykırıysa, izlemez zaten. Sansür 'çağdaşlığın' neresinde? Bakan bile isyan etti Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener Kurtlar Vadisi Terör'ün yayından kaldırılmasının 'Adaletsizlik' olduğunu söyledi. Şener 'Dizi izlenme rekorları kırmıştır. Talebin önüne geçmemek lazım' dedi. CIMBIZLA ÇEK! Şener 'Sinemalara gittiğinizde öylesine şiddet içeren filmler var ki. Bu konuda genel bir kural koymadan cımbızla çeker gibi yahu şu diziye bir engel koyalım demenin adaletli bir tarafı olamaz' diye isyan etti. Erdoğan'a rapor gitti iddiası! Sansür kararında 'Dizi milliyetçi oyları artırır' şeklindeki bir raporun etkili olduğu öne sürüldü İddiaya göre, Kurtlar Vadisi yayına girmeden önce, dizinin siyasi eğilimle etkileri konusunda hazırlanan bir rapor Erdoğan'a sunuldu. Akademisyenler raporda dizinin AKP oylarını olumsuz etkileyeceğini bildirdi. Bir başka iddiaya göre de Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan Başbakan'a dizi hakkında duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Dizinin sansüründe, bu gelişmelerin etkili olduğu öne sürülüyor.
http://www.gunes.com/2007/02/17/manset/manset.html |
|
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5955050.asp?m=1&gid=112&srid=3602&oid=1 |
|
.
16 Şubat 2007 AKP'de ''Kurtlar Vadisi'' çatlağı
http://www.milliyet.com.tr/2007/02/16/son/sonsiy17.asp |
|
. 16 Şubat 2007 Erdoğan'a
Vadi raporu!
Aralarında bazı akademisyenler, eğitimciler ve parti kurmaylarının da bulunduğu isimlerce hazırlanan raporlarda, dizinin bugüne kadar toplumda yarattığı etkiye değinilerek, gazete sayfalarına ve köşe yazılarına taşınan olayların aktarıldığı kaydedildi. AKPi'ye yakın isimlerce hazırlanan raporlarda dizi senaryosuna hakim olan "milliyetçi" duyguların, başta MHP olmak üzere bazı milliyetçi partilerin söylemlerine yakınlığı vurgulanarak, yaklaşan seçimler öncesi bunun AKP'ye zarar vereceğinin anlatıldığını savunldu. Bir başka iddiaya göre ise raporlarda vurgulanan bir diğer unsurun da dizinin kimi bazı kentlerde Kürt-Türk çatışmasına neden olabileceği iddia edilerek, istenmeyen olaylara neden olacağı savunuldu. Söz konusu raporlarda özetle şu bilgilerin yer aldığı belirtildi: "Kurtlar Vadisi dizisinde yer alan bir çok karakter, hiç bir eğitimi ve olmayan, belinde silahlı kişileri anlandırmaktadır. Söz konusu kişiler oluşturdakları illegal 'çete' yapısı ile sözde devlet adına işler yapmaktadır. Başta çocuklar ve gençler olmak üzere bir çok kesim üzerinde etki bırakan dizinin bu yönü, sanki devlet güvenlik güçlerinin çetelerle, terörle ve suç örgütleriyle mücadelede başarılı olamadığını ve bu tür yapılanmalara sanki ihtiyaç olduğu mesajını içermektedir. Dizinin, işsiz, eğitimsiz ve hayattan beklentisi olmayan kitleler üzerinde bırakacağı psikolojik etki düşünüldüğünde, toplum içinden dizi kahramanlarına özenen kişilerin çıkması kaçınılmazdır."(ANKA) http://www.sabah.com.tr/siy117.html *** AK Parti'de Kurtlar Vadisi çatlağı!AKP'li bakan, parti yöneticisi ve vekiller Kurtlar Vadisi-Terör dizisinin yayından kaldırılmasına ortak bir tavırla destek verirken, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Rambo, Terminatör türü filmlerin yayınlanmasını örnek göstererek karşı çıktı. AKP'lilere, partinin il başkanları toplantısında Kurtlar Vadisi-Terör dizisinin kaldırılmasına ilişkin görüşleri soruldu. AKP'lilerin görüşleri şöyle: ÇOCUK PORNOSU NEYSE VADİ DE ODUR .Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin: "Bugün Kurtlar Vadisi'ne daldı bakıyorum basın. Türkiye'nin en önemli gündemi şu anda bu mu?" .Devlet .AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: "Sansür değil. Eğer çocuk pornosunu yasaklamak sansürse o da bir sansürdür. .AKP Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar: RTÜK'teki işleyişi bilemem ama ben bir sade vatandaş olarak o dizinin çok doğru bir dizi olmadığını, çocuklarımızın, gençlerimizin üzerinde etkisi olduğunu biliyorum. Dolayısıyla kaldırılması yerindedir. .AKP Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin: "Bunu sansür olarak görmüyorum. Ben kendi çocuğumdan biliyorum. 10 yaşında oğlum var benim. Bunun gibi gençleri ve ergenlik dönemindeki çocuklarımızı çok ciddi anlamda etkilediğini biliyorum. RAMBO TEKRAR TEKRAR GÖSTERİLİYOR .Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener: "Rambo, terminatör türü, tipi, çok daha ağır şiddet içeren yayınlar serbest. Bir kez değil, hatta tekrar tekrar kanallarda gösteriliyor. O zaman şu tartışılır. Herkese veya tüm filmleri, tüm dizileri eşit zamanlı, aynı sisteme tabi tutacak bir sisteme ihtiyaç var mı?" ANKA http://www.sabah.com.tr/siy119.html *** Bugün ona... Yarın sana...
Bu satırların kaleme alındığı saatlerde, Kurtlar Vadisi'nin ekrana gelip gelmeyeceği belirsizdi... Ama belli olan şu: Sansür hortladı, dayatıyor! Mesleğim gereği izliyorum... Hepsini. Beğenmediğim taraflarını, nedenleriyle birlikte yazmak görevim. Yazdım da... Çünkü, "Beğenmiyorsan, seyretme" tavrı yerleşmeli... "Beğenmiyorsan, reklam verme" tavrı yerleşmeli... "Beğenmiyorsan, o kanala telefon et, o kanalın yöneticileri durumlarını bir daha gözden geçirsin" tavrı yerleşmeli. Ama "beğenmiyorsan, yasakla" tavrı, asla yerleşmemeli. Sansüre boyun eğersek, bu işler sırayla, aynı hızar, gün gelir seni de biçer! Bu kavga kaybedilirse, sadece o kanal kaybetmez, susan herkes kaybeder. Korkmayın halktan... Korkmayın bu kadar. Eğrisini doğrusuna ancak o getirebilir. Aksini düşünen varsa, şu sorulara da mantıklı cevaplar verebilmeli... Çoğunluk, bazı partileri tasfiye edip, bir partiyi tercih edince, o çoğunluk "demokrasi dersi vermiş" oluyorsa... Aynı çoğunluk, bir diziyi tercih edince, o çoğunluk neden "kendi kendine karar veremeyen cahiller" olarak kabul ediliyor? Milletin yarısından fazlası Meclis'in dışındayken, yüzde 34 oy alan partinin Meclis'in tamamına hükmetmesini içimize sindiriyorsak... Ki, sindirmeliyiz. 40 küsur milyon kişinin seyrettiği bir diziyi, 7 bin kişi şikâyet etti diye yasaklamayı, içimize nasıl sindirebiliriz? Bu dizi, terörü teşvik ediyorsa... PKK, hangi diziyi seyredip dağa çıktı? Toplum bu hale getirildiği için mi, diziler böyledir? Diziler böyle olduğu için mi, toplum bu hale geldi? Yok mu mafya? Yok mu terör? Siz göstermeyince, olmayacak mı? Madem, diziler bu kadar etkiliyor bu milleti... Yıllardır Amerikan askerlerinin kahramanlıkları gösteriliyor ekranlarda, Amerikalıların ne kadar iyi, ne kadar vicdanlı insanlar oldukları anlatılıyor... Peki neden, Amerika'dan bu kadar nefret ediyor bu millet? Niye etkileyememiş Hollywood? Çağdaş olma iddiasındaki bir ülke burası... Çağdaşlık normları ortada... Uymamız gereken kurallar, sadece ve sadece "evrensel hukuk" ile "manevi değerlerimiz..." Gerisi hikâyedir. Hukuka aykırıysa, adres mahkeme. Değerlerimize aykırıysa, izlemez zaten. Sansür "çağdaşlığın" neresinde?
http://www.sabah.com.tr/yaz1365-40-123.html ***** Oscar verenler bu işi bilmiyor!
http://www.sabah.com.tr/ozdil.html |
|
Kurtlar Vadisi yayından kaldırıldı 15.02.2007
Pana Film'in, dizinin yayınlandığı Show TV'deki açıklamasında, ''23 yıldır Türkiye'nin gününü kana bulayan, ufkunu kapatan ve geleceğini körelten terör belasının arkasındaki karanlık gerçekleri konu edindiğimiz dizimizin yeni bölümlerine gelen yayın yasağı fiili bir durumdur'' denildi. Ön yargılı karalama kampanyalarına rağmen Kurtlar Vadisi Terör'ün birinci bölümünü her kesimden 30 milyon insanın izlediği ifade edilen açıklamada, ''eserde şu veya bu kesime karşı en küçük bir ayrım ve aşağılama görülmediği, buna rağmen sansür çarkının dönmeye başladığı'' savunuldu. ''Hiçbir hukuk devletinde görülmeyecek bir uygulamayla dizinin yayınlanmasının imkansız hale getirildiği'' ileri sürülen açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Ya Kurtlar Vadisi yayından kalkacak, ya da kanalın yayın izni iptal edilecekti. Yapımcı olarak bizim yaptığımız 30 milyon vatandaşın takdirini kazanan sanal bir gerçekliktir. Ama bu kitlenin beğenisini hiçe sayan sansürcü zihniyetin yaptığı somut bir gerçekliktir. Zira, dizinin henüz sadece bir bölümü yayınlanmış ve bu bölümde herhangi bir sakınca görülmemiş olduğu halde sonraki bölümler, ısmarlama bir takım kaygı ve tahminlerden hareketle ağır şekilde suçlanmıştır. Oysa Kurtlar Vadisi, daha birinci bölümün ilk sahneleriyle birlikte bu ülkede her şeye rağmen herkesin kardeş olduğu bilincini pekiştirmek için en etkili örneği vermiştir. Dizinin en güçlü mesajlarla vurguladığı Kürt ve Türk'ün kardeşliğinden rahatsız olanlar Kurtlar Vadisi'ni suçlamış, yayın engellenmiştir. Kurtlar Vadisi, yaklaşık çeyrek yüzyıl boyunca bu ülkenin 40 bin insanına kıyan senaryoyu yazdıran ellerin parmak izlerini sanal laboratuvarda teşhis edeceği için mi linç uygulamasına hedef olmuştur? Kurtlar Vadisi, kanlı sürecin yol açtığı dolaylı-dolaysız 300 milyar dolarlık kaybın hesabını sorgulayacağı için mi sakıncalı bulunmuş ve susturulmak istenmiştir?'' Açıklamada, Pana Film'in, bu konuda ve her konuda sözünü bir şekilde söyleyeceği, televizyonda olmazsa sinemada, dijital platformlarda veya internet aracılığıyla izleyenleriyle buluşacağı ifade edildi. Bu arada, dizinin yayınlanacağı saatte, Show TV'de ''Kan Uykusu'' adlı belgesel film yayına verildi. Belgeselin gösterimi sırasında RTÜK'ün şikayet hattı telefonu da izleyicilere duyuruldu. http://www.stargazete.com/starextra/index.asp?haberID=46193 |
|
. 18 Şubat 2007
'Abdülhamid
dönemi geri geldi'
http://www.milliyet.com.tr/2007/02/18/guncel/gun01.html |
|
Müslüm ABACI-Ali Ekber ERTÜRK 06.03.2007
Radyo
Televizyon Üst Kurul'u (RTÜK), çok tartışılacak bir
uygulamaya imza attı. RTÜK, 'hurafe içeriyor ve çocuklara kötü
örnek oluyor' gerekçesiyle şikayet edilen Samanyolu TV'deki 'Sırlar
Dünyası' programı ile ilgili işlem yapmak için Diyanet
İşleri Başkanlığı'ndan fetva istedi.
http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=69989,4 |
|
SAMANYOLU'NA DOKUNAMAZLAR GÜNEŞ Rıza Zelyut 07 Mart 2007 <%Tarih%>
***
http://www.gunes.com/2007/03/07/yazarlar/y4.html |
|
Kurtlar vadisi terör
Seyfi Şahin 17.02.2007
http://www.ortadogugazetesi.net/makale_goster.asp?id=1914&yazid=23 |
| .
|
| .
|