|
Diğer taraftan, Fethullah Gülen'in Ankara 2 No.lu Devlet Güvenlik
Mahkemesi'nde yargılanıyor olması, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nce
hazırlanan sözkonusu rapordaki istihbarat bulgularının
haklılığının ve güvenilirliğinin bir kanıtıdır.
Tıpkı, İddianame'de belirtildiği gibi:
"12.04.1991 tarihli 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu'nun 1 nci maddesinde:
Terör, baskı ve cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma,
sindirme veya tehdit yollarından biri ile Anayasada belirtilmiş
Cumhuriyet niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini
değiştirmek, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
bozmak, Türkiye Devleti'nin ve Cumhuriyetin varlığını
tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak
veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç
ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı
bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler
tarafından girişilecek her türlü eylemdir" denilmiştir.
Aynı kanunun 7/1 nci maddesinde ise:
3 ve 4 üncü maddeler ile TCK.'nun 168, 169, 171, 313, 314 ve 315
maddeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu kanunun 1 nci
maddesi kapsamına giren örgütleri her ne nam altında olursa
olsun kuranlar veya bunların faaliyetlerini düzenleyenler veya yönetenler
cezalandırılır, denilmektedir.
Fethullah GÜLEN'in oluşturduğu örgüt yukarıda izah
olunduğu gibi devletin LAİK YAPISINI YIKMAK amacıyla
kurulmuş olup, istişare kurulu, bölge imamları, şehir
imamları, semt imamları, ev imamları gibi illegal yapılanmayla
bütün ülkeyi bir ağ gibi sarmıştır. Yine bu
illegal yapılanmaya bağlı olarak yurt içinde ve yurt dışında
legal görünüşlü şirket, okul ve vakıflara sahip
bulunmaktadır. Bu legal ve illegal yapılanması ile büyük
ve güçlü görünüm arz eden örgüt, halk üzerinde bir manevi cebir
ve baskı yaratmaktadır. Bu itibarla örgütün 3713 sayılı
kanunun 1 nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7 nci maddesi kapsamı
içinde ele alınması gerekmektedir. Bu iddianame ile ÖRGÜTÜN
BAŞI hakkında dava açılmış olup, örgütün
illegal ve legal yapılanması hakkında soruşturma sürdürülmektedir.
XII- NETİCE VE TALEP:
Sanığa isnat edilen suç yukarıda anlatılan
delillerle sabit olduğundan, 2845 sayılı kanunun 9 ve 20
nci maddeleri gereğince yargılamasının yapılarak,
Sanık Fethullah GÜLEN'in hareketine uyan 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu'nun 1 nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7 nci
maddesinin 1 nci fıkrasının 1 nci cümlesi, TCK'nun 31,
33, 40 maddeleri gereğince TECZİYESİNE,
Emanette bulunan suç eşyalarının TCK'nun 36 ncı
maddesi gereğince MÜSADERESİNE karar verilmesi kamu adına
İDDİA olunur. 22.08.2000" (36).
İddianamade, sözkonusu İstihbarat Bülteni değil, Ankara
Emniyet Müdürlüğü'nce hazırlanan -Fethullah Gülen'in aşağıladığı-
rapor, kanıt (16 No.lu kanıt) olarak kullanılmıştır.
Kaldı ki, İstihbarata Karşı Koyma çalışması
içinde, doğruluk ve güvenilirlilik ölçütleri, sunan makamın
hiyerarşik sıralamadaki yeri ile doğrudan ilgili değildir.
Böyle bir kural ya da teamül sözkonusu değildir. Fethullah Gülen,
kendini yargı yerine koyarak, görevini yapan istihbaratçıları
zan altında bırakma hakkını ve gücünü nereden
almaktadır?
|