FETHULLAHÇI MÜDÜR RAMAZAN AKYÜREK'TEN SKANDAL ÜSTÜNE SKANDAL

KENDİ SUÇUNU JİTEM'E ATMA GAYRETİDE ELİNDE PATLADI, DEŞİFRE OLDU ve:

 

.GASP ve HIRSIZLIK: FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILARIN OPERASYON YÖNTEMLERİ ARASINDA

 

Konuyla ilgili medyada cikan haberlerden once Rahmetli Hablemitoglu'nun  "Kostebek" adli kitabinda bahsettigi, başından gecen, Fethullahçı'larin gerceklestirdigi bir gasp olayini buraya dusmeyi cok uygun buluyorum. Cunki:

Fethullahçı'larin kendilerine zarar verebilecegine inandiklari kimselerden, kendileriyle ilgili bilgiler, dokuman vs "gasp etmek-çalmak" uyguladiklari yontemlerden biri!

Bizzat Hablemitoglu'nun otosundan Fethullahçı'larla ilgili, belgeler, CD vs gasp ediliyor.

Ayrica rahmetli Hablemitoglu'nun yazdigina gore benzeri hirsizlik olayi da; “Fethullah’ın Copları” kitabının yazarı, gazeteci Zübeyir Kındıra’nin otomobilinin -kitabının hazırlık evresinde- soyulması gerceklesiyor:

 

"KÖSTEBEK:  FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILAR DOSYASI"

                KITABIN SONSÖZ BOLUMUNDEN:

...

Fethullahçı istihbaratçıların telefon dinleme yoluyla elde ettikleri ses kayıtlarını analiz-ayıklama eğitimi almadıkları ya da “yemlenme” riskini dikkate almadan aceleci davrandıkları, verdikleri anlık tepkilerden ortaya çıktı. Bu süreçte, benim de tedbirsizlikten kaynaklanan kayda değer bazı kişisel  hatalarım da sözkonusu oldu:

 Telefonda karşılıklı bilgi ve belge alışverişi taahhüdünde bulunarak randevulaştığım bir kişiye,  buluşma yerini ve saatini bu görüşme sırasında alenen söyleme hatasında bulundum. 

Randevu öncesinde, Fakültenin otoparkına bıraktığım otomobilimin alarmının çalışmadığını farkettim. Otomobili  kontrol ettiğimde, bagajda duran iki deri çanta ile maddi değer ifade eden alışveriş çantalarına dokunulmaksızın, içinde araştırma ile ilgili belgeler, ses ve görüntü kasetleri ile CD’lerin bulunduğu alelade iki plastik poşetin gaspedildiğini  farkettim. 

Devlet içine sızmış “köstebek”leri araştıran bir akademisyen olarak, semt karakoluna ya da Hırsızlık Bürosu’na başvurmanın ne anlama geldiğini ve geleceğini en iyi algılayan dikkatli bir yurttaş olarak, “Fethullah’ın Copları” kitabının yazarı, gazeteci Zübeyir Kındıra’nın yaptığını yapmadım, akıbetini paylaşmadım. Onun otomobilinin -kitabının hazırlık evresinde- soyulması üzerinden  geçen yıllar zarfında, faillerin yakalanamamış olmasına da zaten hiç şaşırmamıştım...  

 

 

Çok önemli bir istihbarat operasyonu...

Güler Kömürcü

15.02.2007

 

 

 

Toplum mühendisi abilerimizin bize tartışın dedikleri sipariş haberleri takip etmeye ara verip, satır arasına sıkıştırılmış önemli bir ayrıntıya odaklanacağız şimdi. Aslında bu ayrıntı gibi gözüken olay DİNK suikastının arka planındaki -tehlikeli- açılımları da içeren bir önemli istihbarat operasyonu... Önce malum haberi gazetelerde çıkan rutin haliyle okuyalım;

  • 'ANKA Haber Ajansı'nın İstanbul Temsilciliği'ne dün gece (Geçtiğimiz çarşamba günü) kimliği belirsiz kişi veya kişilerce mutfak kapısından girildiği saptandı. ANKA çalışanlarının belirlemelerine göre, odalarda bulunan bilgisayar kasalarının salondaki büyük masaya taşınarak tek tek söküldüğü ve içlerindeki hard disklerin alındığı görüldü. Bilgisayar ve çelik kasa dışında hiçbir şeye dokunulmadığı ve aynı bina ya da sokaktaki başka bir daireye girilmediği belirlendi. Büroda inceleme yapan Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek 'Olay adi bir hırsızlığa benzemiyor' dedi. Şu ana kadar yapılan incelemelerde büroda bulunan 4 adet bilgisayar diskinin ve muhabirlerden Aram Duran'a ait bir dizüstü bilgisayarın çalındığı belirlendi. ANKA İstanbul Temsilcisi Pekcan, olayın ardından yapılan yorumlarla 'hırsızlığın muhbir Erhan Tuncel hakkında yapılan haberlerle bağlantılı olabileceğine dikkat çekildiğini' hatırlattı.

  • Evet, haberi medya böyle duyurdu. Bendeniz mayın eşeği ruhumla (mayın eşeği güdüsel yetenekle mayını bulur ve mayının tam üzerinde, uzmanların gelip mayını imha etmesini bekler) bu haberi araştırmaya başladım ve bu son birkaç gün yeni bilgi akışı olmasını bekledim, fakat gördüm ki ANKA dosyası da faili meçhule dönüyor. Dün, konuyu birinci ağızdan dinlemek üzere ANKA'nın Genel Müdürü Sayın Veli ÖZDEMİR'i aradım. Sayın ÖZDEMİR'in anlattıklarını okuyunca 'yazımın başlığının' da altını doldurmuş olacağız. Sayın ÖZDEMİR'den çok özel açıklamalar;

  • 'Bu hırsızlık vakası kesinlikle sıradan-adi bir vaka değildir. Son derece profesyonelce tasarlanıp-profesyonel bir ekip tarafından gerçekleştirilmiştir ki bu tespiti sadece biz değil konuyu araştıran Emniyet Müdürü de bizzat yapmıştır. Ofisimize giriliyor, jeneratör kesiliyor (kamera olduğu varsayılmış olabilir) ve bilgisayarlarımızın bilgi depoları yani hard disklerimizin tamamı ustaca çıkarılıp, alınıyor ayrıca muhabirlerimizin tel rehberleri de götürülüyor. Kısacası birileri ANKA'da BİLGİ HIRSIZLIĞI yapıyor. Peki kim-kimler bizim bilgisayarlarımız ve telefon rehberlerimizdeki kaynaklarımızın-özel bilgilerimizin peşinde olabilir ya da o bilgiler kimleri rahatsız etmiş olabilir? Cevabı net olarak vermemiz elbette mümkün değil, ancak hırsızlık vakası gerçekleşmeden önceki son 24 saatimize bakarak belki ipuçları bulabiliriz;

  • Biz bir gün önce DİNK suikastının kilit isimlerinden olan 'ABİ ERHAN TUNCEL'in sadece polis-Emniyet adına değil aynı zamanda Jandarma adına da muhbirlik yaptığının belirlendiğini, bu tespiti de yani Erhan Tuncel'in jandarmaya da muhbirlik yaptığı iddiasının da Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek'in, Mülkiye Müfettişleri'ne verdiği ifadede yer aldığını duyurduk.

  • Bu aşamada Emniyet'ten bize; 'Erhan Tuncel'in jandarmaya da çalıştığı bilgisini veren Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Akyürek'tir' bölümünü - Akyürek'in adını kullanmayın ricasında bulundular, tekzip yapmamızı istediler. Biz de -haberimizin arkasındayız, bu bilgiyi Sayın Akyürek bizzat Mülkiye Müfettişleri'ne rapor etmiş, adını çıkaramayız-haberi düzeltemeyiz' dedik ve... 24 saat içinde de ofisimize girildi, tüm bilgisayarlarımız-telefon rehberlerimizdeki bilgiler profesyonelce alındı.

  • Şimdi, bu gelişmelere bakıp profesyonel bilgi hırsızlarının kimliği hakkında bir ima ya da net tespitte bulunmamız asla söz konusu olamaz. Bu ciddi bir istihbarat operasyonudur ama bu istihbarat operasyonunu yapan-yaptıran eller kimdir bunu bilmemiz söz konusu olamaz. Devletin önemli güvenlik kurumları arasındaki yaratılmaya çalışılan çatışmada, birinin diğeri üzerinde şüphe uyandırmasını isteyen meçhul birilerinin, belki de daha ötedeki karıştırıcı güçlerin organizasyonu da olabilir. Kesin olan bir şey var ki; son derece ciddi bir istihbarat operasyonuna, bilgi hırsızlığına maruz kaldık...'

  • Bazen sıradan gibi gözüken bilgiler büyük saklı fotoğrafın içindeki önemli eksik kareyi tamamlar. Yazarınız burada analizi siz uzman okura bırakıyor.
  •  

    http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=67660,10,5&tarih=15.02.2007

     

    ANKA’da tuhaf hırsızlık

    10 Şubat 2007
    Mustafa ÖZDABAK / İSTANBUL
    ANKA’da tuhaf hırsızlık İstanbul Beyoğlu’ndaki ANKA Haber Ajansı Temsilciliği’ne giren hırsızlar 4 bilgisayar hard diski, bir düzüstü bilgisayar ve telefon fihristlerini çaldı. Hard disklerdeki özel haberlerin kopyalarının bulunmadığı belirtildi. Polis "Adi bir hırsızlık" olmadığı görüşünde.

    ANKA Haber Ajansı’nın Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Temsilciliği’ne giren hırsız ya da hırsızlar, 4 bilgisayar hard diski, muhabir Aram Duran’a ait Medion marka dizüstü bilgisayar ve telefon fihristlerini çaldı. Çalınan hard disklerdeki özel haber ve haber dosyalarının kopyalarının olmadığı belirtildi.

    Gümüşsuyu, Dünya Sağlık Sokak, 15 numaradaki binanın 4’üncü katında bulunan ajansın İstanbul temsilciliğine dün sabah 08.30 sularında gelen idari personel Metin Filiz ile Abdülbaki Kaya olayı fark ederek Ajansın Ankara Merkezi’ne ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bilgi verdi. Daha sonra ise idari personel Ennur Kısıkçılar ve muhabirler Aram Duran ile Eylem Düzyol Uçar da büroya ulaşarak ilk tespitleri yaptılar. ANKA çalışanlarının belirlemelerine göre, odalarda bulunan bilgisayar kasalarının salondaki büyük masaya taşınarak tek tek söküldüğü anlaşıldı. Hırsız ya da hırsızların büroya mutfak balkon kapısından girdiği tahmin edilirken, haber merkezi ile santraldeki telefon fihristlerini de karıştırdıkları anlaşıldı. İçerisinde para olmadığı öğrenilen kasayı da açmaya çalıştıkları ancak başaramadıkları anlaşılan hırsız ya da hırsızlar, mutfak balkonunda bulunan jeneratör kablolarını da kestiler. İstanbul Temsilcisi Lütfiye Pekcan, "Hırsızlık mesaj olabilir mi?" sorusuna "Bilemiyorum. Emniyet çok ayrıntılı bir araştırma yaptı. Bize ’Adi bir hırsızlığa benzemiyor’ dediler" dedi. Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek ve Asayiş Şube dedektifleri çok yönlü inceleme başlattı. Yetkililer, hırsızlığın profesyonel bir iş izlenimi yarattığını söylediler.

    AKYÜREK YALANLANMIŞTI /_newsimages/2861870.jpg

    ANKA, geçen salı günü abonelerine geçtiği ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’e dayandırılarak verilen, "Dink suikastının azmettiricisi ’Büyük abi’ Erhan Tuncel’in JİTEM’e de çalıştığı için polis muhbirliğinden atıldığı" haberi, Emniyet tarafından "Uydurma ve mesnetsiz" diye yalanlanmıştı. Bunun üzerine ajanstan, aynı gün "Kaynağımıza güveniyoruz, bültenden çıkarmıyoruz" açıklaması gelmişti.

    Kamera yok

    Bilgisayar kasalarını tek tek sökerek hard diskleri çalan hırsızlar kayıplara karıştı. Olay yeri inceleme uzmanları büroda 4 saat inceleme yaptı, çevrede delil topladı. Alınan parmak izlerinden yabancı olanları tespit edebilmek için ajans çalışanlarının da parmak izi alındı. Çevrede büroyu gören güvenlik kamerası olmadığı belirlendi.

     

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5926873.asp?gid=48

     

    ANKA’da şüpheli soygun

    SOL Gazete

    10 Şubat 2007

    Sabit diskleri götürenlerin ANKA’ya mesaj verdikleri iddia ediliyor.

    HABER MERKEZİ ANKA Ajansı'nın İstanbul Temsilciliği'ne önceki gece giren kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, bürodaki tüm bilgisayarların sabit disklerini ve ajans çalışanına ait dizüstü bilgisayarı götürdü.

    Gazeteci-Yazar Hrant Dink'in katili Ogün Samast'ın azmettiricisi olduğu gerekçesiyle tutuklu olan BBP'li Erhan Tuncel'in JİTEM'e çalıştığı için polis muhbirliğinden uzaklaştırıldığı yönünde yaptığı bir haberle gündeme gelen ve Emniyet'in yalanlamasına karşın, "Kaynağımıza güveniyoruz" diyerek haberi serviste tutan ANKA'nın başına bu tür bir olayın söz konusu haberin duyurulmasından üç gün sonra gelmesi dikkat çekti. Olaya ilişkin, Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek, "Adi bir hırsızlık olayına benzemiyor" derken, ANKA Ajansı Genel Müdürü Veli Özdemir, de olayın adi bir hırsızlık olamayacağını belirterek, "Kendilerine bir mesaj verilmek istendiğini, bu tür mesajlara alışık olduklarını ve bunu mesaj vermek isteyenlere aynen iade ettiklerini" kaydetti. Soruşturma olaya hırsızlık süsü verilmiş olması ihtimali üzerinde yoğunlaşıyor.

    Sabit diskler çalındı
    ANKA Ajansı'nın İstanbul Temsilciliği'nde akıllarda kimi soru işaretleri yaratacak bir "hırsızlık" yaşandı. Ajansın Taksim Gümüşsuyu Caddesi Dünya Sağlık Sokak'taki 15 numaralı binanın dördüncü katında bulunan bürosuna önceki gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce mutfak kapısından girildiği tespit edildi. Olay yerinde ajans çalışanlarının yaptığı ilk belirlemelere göre, odalarda bulunan bilgisayar kasaları salondaki büyük masaya taşınmış ve tek tek sökülerek içlerindeki hard diskler alınmıştı. Salon perdelerinin de tamamen kapalı olması dikkat çekerken, Muhasebe Servisi'ndeki kullanılmayan çelik kasanın da temsilci odasına götürülerek matkapla açıldığı saptandı. Giren kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin bilgisayar, Podcast ve çelik kasa dışında herhangi bir şeye ve aynı bina ya da sokaktaki başka bir daireye girmediği ortaya çıktı.

    ANKA'nın İstanbul Temsilciliği'ne dün sabah saat 8:30 sularında ilk gelen idari personelin olayı fark etmesi üzerine Ajansın Ankara merkezine ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bilgi verildi. Diğer idari personel ve muhabirler Aram Duran ile Eylem Düzyol Uçar da büroya ulaşarak ilk tespitleri yaptılar. Ardından da Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Olay Yeri İnceleme Ekipleri ve Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek de olay yerine ulaştı. Yapılan incelemelerde büroda bulunan dört adet bilgisayar sabit diskinin ve muhabirlerden Aram Duran'a ait bir dizüstü bilgisayarın çalındığı belirlendi. Olayla ilgili olarak çalışanların ifadesine başvuruldu ve büro fotoğraflandı.

    Çalışkan: Bu tip hırsızlıklar yaygın şekilde yaşanıyor
    Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan ise konuyla ilgili olarak son dönemde bu tip hırsızlıkların yaygın şekilde görüldüğüne ilişkin bilgi aldığını ifade etti ve şunları söyledi:
    "Adi bir hırsızlık mı, yoksa organize bir olay mı olup olmadığı tüm detaylarıyla soruşturuluyor. Bilgisayar sabit diskleri para ediyormuş. Taşınması ve paraya çevrilmesi kolay oluğu için hırsızların tercih ettiği belirtiliyor."

    Profesyonellik dikkat çekici, soygun amacı şüpheli
    Olayın ardından yapılan Emniyet soruşturması devam ediyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, soruşturma olaya hırsızlık süsü verilmiş olması ihtimali üzerinde yoğunlaşıyor. Bilgisayar kasalarından sabit disklerin sökülmesine karşın daha değerli olan hafıza kartlarına dokunulmadığına dikkat çeken emniyet yetkilileri, haber merkezinde bulanan çelik para kasası dururken ajansa ait haber dosyalarının bulunduğu hard disklerin götürülmesinin düşündürücü olduğunun altını çizdi. Yetkililer fail ya da faillerin büroya girerken jeneratör kablosunu kesmelerinin de "profesyonellik" açısından dikkat çekici bir başka ayrıntı olduğunu kaydediyor. Olay Yeri İnceleme Ekipleri'nin teknik belirlemelerine göre olay yerinde sadece ANKA çalışanlarına ait parmak izlerinin saptanırken soruşturma çok yönlü olarak sürüyor.

    ANKA Tuncel'in JİTEM'e de çalıştığını duyurmuştu
    ANKA Ajansı, 6 Şubat Salı günü Dink'in katili Samast'ın azmettiricisi olduğu gerekçesiyle tutuklu olan Erhan Tuncel'in JİTEM'e de çalıştığı için polis muhbirliğinden uzaklaştırıldığını duyurmuştu.

     

    http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=7905&PHPSESSID=91e866cc12556e529429f690c32a1192

     

    ANKA'da derin soygun

    09.02.2007

     

     

    Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Orakoğlu, 13 Ajansı'nda Gülgün Feyman'ın sorularını yanıtladı.

    ANKA Haber Ajansı'nın harddisklerinin çalınmasını "çok çirkin bir davranış" olarak değerlendiren Bülent Orakoğlu, "Harddisklerin içinde ne olduğunu bilemiyoruz ama bu işin kaynağında Emniyet ile ANKA'nın iki gün önce yaşadığı tartışma olabilir, ANKA'nın haberinin Emniyet tarafından yalanlanmasının ardından ANKA haber kaynağına güvendiğini açıklamıştı şimdi bu hırsızlığın sebebi bir haber kaynağı araştırması yapmak olabilir." diye konuştu.

    HABER KAYNAKLARI ARAŞTIRILIYOR

    ANKA'nın çalınan harddisklerinde ne tip bilgiler olduğunun öneminini altını çizen Orakoğlu, "İkinci bir ihtimal de; Hrant Dink cinayeti sonrası azmettiricinin polis muhbiri olduğu iddia edildi, daha sonra Ogün Samast'ın bayrakla çekilmiş görüntüleri medyaya servis edildi. Daha sonra tartışmalar başladı. Medyaya sürekli servisler yapılıyor. Hırsızlık, bu servisleri yapan kişileri ortaya çıkarmak maksatlı yapılmış da olabilir. Haber kaynağını ortaya çıkarmak için mi yapılmıştır, yoksa bu bilgileri ortadan kaldırmak için mi yapılmıştır o da farklı bir konu.... Ama bu çok çirkin bir davranıştır." dedi.


    POLİS: ADİ BİR HIRSIZLIK DEĞİL

    Haber ajansı ANKA'nın İstanbul Temsilciliği'nde bilgisayar ve hard disklerinin bilgisayar kasalarının sökülüp alınmasıyla ilgili olarak Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek, "Adi bir hırsızlık olayına benzemiyor" dedi.

    ANKA'nın İstanbul Temsilciliği'ne bu sabah saat 8.30 sularında ilk gelen idari personel Metin Filiz ve Abdülbaki Kaya oldu. Filiz ve Kaya'nın olayı fark etmesi üzerine Ajansın Ankara merkezine ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bilgi verildi. İdari personel Ennur Kısıkçılar ve muhabirler Aram Duran ile Eylem Düzyol Uçar da büroya ulaşarak ilk tespitleri yaptılar.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Olay Yeri İnceleme Ekipleri ise 10.15'te ANKA İstanbul Temsilciliği'ne ulaştı.

    Ardından Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek de olay yerine geldi. Şu ana kadar yapılan incelemelerde büroda bulunan 4 adet bilgisayar hard diskinin ve muhabirlerden Aram Duran'a ait bir Medion marka dizüstü bilgisayarın çalındığı belirlendi.

    Emniyet yetkilileri gerçekleştirilen hırsızlığın profesyonel bir iş izlenimi yarattığını söylediler. Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek, "İlk izlenimlerime göre olayın adi bir suça benzemiyor" dedi.

    Bu arada, çalışanların ifadesine başvuruldu. Olay yeri fotoğraflandı.

    Kimliği bilinmeyen kişi ya da kişilerin, büroya mutfak balkon kapısından girdiği tahmin ediliyor. Emniyet yetkililerinin olay yerindeki incelemeleri sürüyor.


    ANKA İLE EMNİYET ARASINDA NELER YAŞANMIŞTI?


    ANKA Haber Ajansı'nın, Hrant Dink cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen polis muhbiri Erhan Tuncel'in polis muhbirliğinden JİTEM’e de çalıştığı için atıldığı yönündeki haberi, Emniyet tarafından yalanlandı. ANKA Ajansı ise hemen bir açıklama yaparak, "Bilgi kirliliği tartışmalarının yoğunlaştığı bu günlerde yayınladığımız haberlerin gerçekliğine azami özeni göstermekteyiz." dedi.

    Erhan Tuncel ile ilgili haberin yayımlanmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü, yazılı bir açıklama yaparak iddiaları yalanladı. Açıklamada şöyle denildi:

    “Anka Haber Ajansı tarafından bugün ‘Tuncel Polis Muhbirliğinden Jitem’e Çalışınca Atılmış’ başlığıyla servise konulan gerçekleri yansıtmayan haber ile ilgili olarak açıklama yapılmasına gerek duyulmuştur.

    Haberde yer aldığı şekilde İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’e atfen verilen ifadeler doğru değildir. Atfen yayınlanan ifadelerin gerçeklerle hiçbir ilgisi yoktur."
         
    Hrant Dink cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen Erhan Tuncel’in polis muhbirliğinden Jandarma İstihbaratı’na da çalıştığı için çıkarıldığına ilişkin haberimize Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından doğru olmadığına ilişkin bir açıklama yapılmıştır.

    ANKA bilgi kirliliği tartışmalarının yoğunlaştığı bu günlerde yayınladığı haberlerin gerçekliğine azami özeni göstermektedir.

    Bu haberimiz de gereken özen gösterilerek bültenimize konulmuştur. Ajansımız kaynağına güvendiği bu haberin bültende kalmasına karar vermiştir.

     

    http://www.haberturk.com/haber.asp?id=14538&cat=140&dt=2007/02/09

     

    ANKA, kimleri ürküttü?

     



    Emniyet Müdürü Pek, ANKA Ajansı'ndaki hırsızlık olayı ile ilgili olarak; 'Adi bir hırsızlık olayına benzemiyor' açıklaması yaptı.

    09 Şubat 2007

     

    Türkiye'nin özgür ve bağımsız tek haber ajansı ANKA'nın İstanbul Temsilciliği'nde bilgisayar ve hard disklerinin bilgisayar kasalarının sökülüp alınmasıyla ilgili olarak Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek, "Adi bir hırsızlık olayına benzemiyor" dedi.


    ANKA Ajansı'nın İstanbul Temsilciliği'ne dün gece giren kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından tüm bilgisayar hard diskleri alındı.


    ANKA Ajansı İstanbul Temsilciliği çalışanları sabah büroya geldiklerinde şaşırtıcı bir manzarayla karşılaştılar.


    ANKA'nın İstanbul Gümüşsuyu Dünya Sağlık Sokak 15 numaralı binanın 4. katında bulunan İstanbul Temsilciliği'ne dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce mutfak kapısından girildiği belirlendi.


    ANKA çalışanlarının belirlemelerine göre, odalarda bulunan bilgisayar kasalarının salondaki büyük masaya taşınarak tek tek söküldüğü ve içlerindeki hard disklerin ve Muhabir Aram Duran'a ait bir dizüstü bilgisayarla telefon fihristlerinin alındığı görüldü. Salon perdelerinin de tamamen kapatıldığı dikkati çekti.


    Ayrıca Muhasebe Servisi'nde bulunan ancak kullanılmayan çelik kasanın da Temsilci odasına taşınarak matkapla açıldığı tespit edildi. Mutfak balkonunda bulunan jeneratör kablolarının da kesildiği belirlendi.


    Bilgisayarlar, çelik kasa ve fihristler dışında hiçbir şeye dokunulmadığı ve aynı bina ya da sokaktaki başka bir daireye girilmediği belirlendi.


    ANKA'nın İstanbul Temsilciliği'ne bu sabah saat 8.30 sularında ilk gelen idari personel Metin Filiz ve Abdülbaki Kaya oldu. Filiz ve Kaya'nın olayı fark etmesi üzerine Ajansın Ankara merkezine ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bilgi verildi. İdari personel Ennur Kısıkçılar ve muhabirler Aram Duran ile Eylem Düzyol Uçar da büroya ulaşarak ilk tespitleri yaptılar.


    İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Olay Yeri İnceleme Ekipleri ise 10.15'te ANKA İstanbul Temsilciliği'ne ulaştı.


    Ardından Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek de olay yerine geldi. Şu ana kadar yapılan incelemelerde büroda bulunan 4 adet bilgisayar hard diskinin ve muhabirlerden Aram Duran'a ait bir Medion marka dizüstü bilgisayarın çalındığı belirlendi.


    Emniyet yetkilileri gerçekleştirilen hırsızlığın profesyonel bir iş izlenimi yarattığını söylediler. Beyoğlu Emniyet Müdürü Tuğrul Pek, "İlk izlenimlerime göre olayın adi bir suça benzemiyor" dedi.


    Bu arada, çalışanların ifadesine başvuruldu. Olay yeri fotoğraflandı.
    Kimliği bilinmeyen kişi ya da kişilerin, büroya mutfak balkon kapısından girdiği tahmin ediliyor. Emniyet yetkililerinin olay yerindeki incelemeleri sürüyor.

    ANKA

    http://www.haber1.com/haber.asp?id=139420

     

    HRANT DİNK SUİKASTİNDE BOMBAYI PATLATAN ANKA HABER AJANSI'NDA GARİP HIRSIZLIK!..

    09.02.2007

     

     

    ANKA Ajansı Dink Cinayeti'nde polis muhbiri Erhan Tuncel'in,jandarmanın da muhbiri olduğunu yazdı.

     Hiç konuşmayan İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek yazılı açıklamayla iddiayı yalanladı.ANKA ısrar etti ve ajansa hırsız girdi!..


     

    Eski Trabzon Emniyet Müdürü ve halen İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek ANKA'nın haberinden sonra yazılı açıklama yaparak Mülkiye müfettişlerine Erhan Tuncel'in JİTEM'e çalıştığı için ilişkisini kestiği yönünde ifade verdiğini yalanlamıştı. ANKA ise haberini yalanlayan Akyürek'e karşı, "Haber kaynağımıza ve teyid ettiğimiz bilgilere güveniyoruz" açıklamasını servise koydu.

    Bu restleşmeden hemen sonra ANKA'da garip bir hırsızlık yaşandı!...


    ANKA Ajansı İstanbul Temsilciliği çalışanları sabah büroya geldiklerinde şaşırtıcı bir manzarayla karşılaştılar.

    ANKA'nın İstanbul Gümüşsuyu Dünya Sağlık Sokak 15 numaralı binanın 4. katında bulunan İstanbul Temsilciliği'ne dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce mutfak kapısından girildiği saptandı.

    ANKA çalışanlarının belirlemelerine göre, odalarda bulunan bilgisayar kasalarının salondaki büyük masaya taşınarak tek tek söküldüğü ve içlerindeki hard disklerin alındığı görüldü. Salon perdelerinin de tamamen kapatıldığı dikkati çekti. Ayrıca Muhasebe Servisi'nde bulunan ancak kullanılmayan çelik kasanın da Temsilci odasına taşınarak matkapla açıldığı tespit edildi.

    Bilgisayar ve çelik kasa dışında hiçbir şeye dokunulmadığı ve aynı bina ya da sokaktaki başka bir daireye girilmediği belirlendi. Olay İstanbul polisine bildirildi.

     

    http://www.medyaradar.com/index.asp?sayfa=ayrinti&makid=4785

     

    SABAH Gazetesi

    06 Şubat 2007

    Akyürek: Adıma atfen verilen haber uydurmadır



    Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, "Tuncel Polis Muhbirliğinden Jitem'e Çalışınca Atılmış" başlıklı haberin "uydurma ve mesnetsiz" olduğunu savunarak yasal yollara başvuracağını bildirdi.

    Akyürek, ilgili habere ilişkin yazılı açıklamasında, haberde kendisine atfedilen sözlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Akyürek'in açıklaması şöyle:

    "Yayımda yer aldığı şekilde adıma atfen verilen haber, tamamen hilafı hakikattir, mesnetsiz ve uydurmadır.

    Anka Haber Ajansı'nın 'Tuncel Polis Muhbirliğinden Jitem'e Çalışınca Atılmış' başlığı ile verilen haber içeriğinde ismim kullanılmak suretiyle; 'Tuncel'in Polis muhbirliğinden JİTEM'e çalıştığı için atıldığını ifade eden İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, bizden de jandarmadan da para alarak kazancını katlamıştı' iddiasına yer verildiği görülmektedir.

    Yukarıda

    yer alan ifadelerin de, gerçeklerle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Haberde yer aldığı şekliyle bir tespitimin olmadığı gibi böyle bir açıklamada bulunmadım ve hiçbir ortamda da bu kabil bir söz sarf etmedim. ANKA Haber Ajansı'nca 06.02.2007 tarihinde verilen haberin gerçekle ilişkisinin olmadığı Emniyet Gelen Müdürlüğü'nce anılan ajansa bildirilmesine rağmen bu yayına devam edilmesi iyi niyetten uzak ve maksatlı görülmektedir.

    Haberde, adım kullanılmak suretiyle yer verilen bilgi tamamıyla uydurma ve hayal ürünüdür. Adımı bu asılsız habere konu eden kişi ve kurumlara karşı gerekli yasal yollara başvurulacaktır.

    Kamuoyunun bilgisine arzederim."
    (ANKA)

     

    http://www.sabah.com.tr/2007/02/06/gnd88.html

     

    Tuncel JİTEM'e de mi çalıştı?

    Çünkü gerçekleri bilmelisiniz...

    6 Şubat 2007

     

    Dink cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen polis muhbiri hakkında yeni iddia.

     

    Hrant Dink cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen polis muhbirinin durumunu inceleyen Mülkiye Başmüfettişleri, yeni bir gerçekle karşılaştı. Erhan Tuncel’in polis muhbirliğinden JİTEM’e de çalıştığı için atıldığını ifade eden İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, “Bizden de jandarmadan da para alarak kazancını katlamıştı” dedi.

    İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun emriyle ilk olarak Trabzon’da incelemelerin tamamlayan Mülkiye Başmüfettişlerinden ikisi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne giderken, ikisi de Ankara’da bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nda gazeteci-yazar Hrant Dink cinayetini araştırmaya başladı.

    İstihbarat’taki Dink cinayeti azmettiricisi Yasin Hayal ve grubuna ilişkin yapılan tüm çalışmaları inceleyen müfettişler, Y.İ.E (Yardımcı İstihbarat Elemanı) olarak kayda giren ve olayın azmettirici olduğu iddia edilen Erhan Tuncel’e ilişkin kayıtları da mercek altına aldılar.

    “EYLÜL SONUNA KADAR”

    Tuncel’in, bir dönem Trabzon Emniyet Müdürluğü yapan ve halen İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek tarafından muhbir yapıldığı anlaşılırken, 2006 yılının Eylül sonuna kadar da kullanıldığı belirlendi.

    Aynı tarihe kadar Tuncel’in irtibatlı olduğu Yasin Hayal ve beraberindekilerin telefonlarının 3 aylık süreçte dinlendiğini anlayan müfettişler, Akyürek’e ilk olarak Tuncel’e ne kadar para aktarıldığını ve karşılığında ne tip bilgiler alındığı soruldu.

    Akyürek ve bu kişiye zaman zaman gerek Trabzon Emniyet Müdürlüğü döneminde gerekse, İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde yüklü rakamlar olmamakla beraber para verildiğini doğrularken, “Ancak Eylül sonunda bunu kestik” dedi.

    “JİTEM’E GEÇTİ”


    Tuncel’den alınan bilgilerin sürekli olarak resmi kaynaktan yetkili mercilere aktarıldığını ifade eden Akyürek’e Başmüfettişler, “Eylül 2006 sonunda muhbirlikten neden attınız” diye sordu.

    Akyürek, bu kişinin son dönemde düzenli görüşmelere gelmediğine dikkat çekerek, “Görüşmelerde de artık eskisi gibi ciddi bilgiler vermemeye başlayınca şüphelendik. Ardında da telefon trafiğini inceleme aldık. Aldığımız bilgi ise tamamı jandarma istihbarat çıkınca görevine son verdik” dedi.

    Bir süre Tuncel’in her iki istihbarat kuruluşunu da idare etmeye çalıştığının altını çizen Akyürek, “Atıldıktan sonra Trabzon’daki istihbaratçı arkadaşlara 'Onlar daha iyi ücret ödüyor' gerekçesiyle böyle yaptığını söylemiş. Bizimkiler de yapılan telefon incelemesinde kullandığı numaranın, aradığı telefon numaralarının yüzde 70’nin JİTEM’e ait olduğunu bildirdiler” dedi.

    Müfettişlere, “Polis istihbarat yönetmeliği”ni de hatırlatan Akyürek, “Bizde bir başka istihbarat kurumu tarafından kullandığı anlaşılan elamanın işine son verilir. Bizden de jandarmadan da para alarak kazancını katlamıştı” dedi.

    Bu gelişme üzerine Mülkiye Başmüfettişleri, Erhan Tuncel ve beraberindekilerin kullandıkları cep ve sabit telefonların dökümlerinin alınması ve irtibatlı olduğu jandarma istihbarat elemanlarının belirlenmesini istediler.

    ANKA

     

    http://www.gercekgundem.com/?p=43673

     

    'Polis muhbiri Tuncel JİTEM'e de çalıştı' iddiası

    6 Şubat 2007
    ANKARA(ANKA)
    'Polis muhbiri Tuncel JİTEM'e de çalıştı' iddiası Dink cinayetinden tutuklanan Erhan Tuncel, polis muhbirliğinden, jandarmaya da çalıştığı için atılmış.

    Hrant Dink cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen polis muhbirinin durumunu inceleyen Mülkiye Başmüfettişleri, yeni bir gerçekle karşılaştı. Erhan Tuncel’in polis muhbirliğinden JİTEM’e de çalıştığı için atıldığını ifade eden İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, “Bizden de jandarmadan da para alarak kazancını katlamıştı” dedi.

    İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun emriyle ilk olarak Trabzon’da incelemelerin tamamlayan Mülkiye Başmüfettişlerinden ikisi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne giderken, ikisi de Ankara’da bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nda gazeteci-yazar Hrant Dink cinayetini araştırmaya başladı.

    İstihbarat’taki Dink cinayeti azmettiricisi Yasin Hayal ve grubuna ilişkin yapılan tüm çalışmaları inceleyen müfettişler, Y.İ.E (Yardımcı İstihbarat Elemanı) olarak kayda giren ve olayın azmettirici olduğu iddia edilen Erhan Tuncel’e ilişkin kayıtları da mercek altına aldılar.

    “EYLÜL SONUNA KADAR”

    Tuncel’in, bir dönem Trabzon Emniyet Müdürluğü yapan ve halen İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek tarafından muhbir yapıldığı anlaşılırken, 2006 yılının Eylül sonuna kadar da kullanıldığı belirlendi.

    Aynı tarihe kadar Tuncel’in irtibatlı olduğu Yasin Hayal ve beraberindekilerin telefonlarının 3 aylık süreçte dinlendiğini anlayan müfettişler, Akyürek’e ilk olarak Tuncel’e ne kadar para aktarıldığını ve karşılığında ne tip bilgiler alındığı soruldu.

    Akyürek ve bu kişiye zaman zaman gerek Trabzon Emniyet Müdürlüğü döneminde gerekse, İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde yüklü rakamlar olmamakla beraber para verildiğini doğrularken, “Ancak Eylül sonunda bunu kestik” dedi.

    “JİTEM’E GEÇTİ”

    Tuncel’den alınan bilgilerin sürekli olarak resmi kaynaktan yetkili mercilere aktarıldığını ifade eden Akyürek’e Başmüfettişler, “Eylül 2006 sonunda muhbirlikten neden attınız” diye sordu.

    Akyürek, bu kişinin son dönemde düzenli görüşmelere gelmediğine dikkat çekerek, “Görüşmelerde de artık eskisi gibi ciddi bilgiler vermemeye başlayınca şüphelendik. Ardında da telefon trafiğini inceleme aldık. Aldığımız bilgi ise tamamı jandarma istihbarat çıkınca görevine son verdik” dedi.

    Bir süre Tuncel’in her iki istihbarat kuruluşunu da idare etmeye çalıştığının altını çizen Akyürek, “Atıldıktan sonra Trabzon’daki istihbaratçı arkadaşlara 'Onlar daha iyi ücret ödüyor' gerekçesiyle böyle yaptığını söylemiş. Bizimkiler de yapılan telefon incelemesinde kullandığı numaranın, aradığı telefon numaralarının yüzde 70’nin JİTEM’e ait olduğunu bildirdiler” dedi.

    Müfettişlere, “Polis istihbarat yönetmeliği”ni de hatırlatan Akyürek, “Bizde bir başka istihbarat kurumu tarafından kullandığı anlaşılan elamanın işine son verilir. Bizden de jandarmadan da para alarak kazancını katlamıştı” dedi.

    Bu gelişme üzerine Mülkiye Başmüfettişleri, Erhan Tuncel ve beraberindekilerin kullandıkları cep ve sabit telefonların dökümlerinin alınması ve irtibatlı olduğu jandarma istihbarat elemanlarının belirlenmesini istediler.

     

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5901636.asp?m=1&gid=112&srid=3602&oid=2

     

    Aktif Haber

    Emniyet İstihbarat Kılıcını Çekti

    07.02.2007

    Hrant Dink cinayeti sonrası gözler Emniyet İstihbarat Dairesi'ne çevrilmişti. Emniyet İstihbarat kılıcını çekti. Hesaplaşma başlıyor.

     

    Hrant Dink cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili bilgilerin sızması Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’ni karıştırdı. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’a yönelik ön inceleme başlatılırken, İstihbarat Dairesi’nde bilgi sızdıran personel belirlenmeye çalışılıyor.

    -Olayla ilgili bilgilerin bulunduğu C Şube (İrticai örgütler ve azınlıklar) ile KOM Şube’sindeki (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) tüm evrakların güvenliği istenirken, Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki istihbaratçılar, gelişmeleri gruplar arasındaki çekişme olarak değerlendirerek, “Kılıçlar çekildi. Herkes eteğindeki taşları dökecek” dediler.

    Hrant Dink cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili bilgilerin sızması Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’ni karıştırdı. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’a yönelik ön inceleme başlatılırken, İstihbarat Dairesi’nde bilgi sızdıran personel belirlenmeye çalışılıyor.

    Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi olduğu iddiasıyla tutuklanan Erhan Tuncel’in ve beraberindekilere ilişkin bilgiler ve yapılanlar istihbaratı karıştırdı. Olaya ilişkin İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen 2 Mülkiye Başmüfettişi, 1 Jandarma Müfettişi ve 1 Polis Başmüfettişi inceleme ve soruşturmalarına devam ederken, bilgilerin basında yer alması, Telekulak Skandalı’ndan sonra ilk defa İstihbarat Daire Başkanlığı’nı sarstı.

    İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in görevden alınmasını haksız bulan bazı istihbaratçılar, “Takipli ve muhbirli bir gruba ilişkin işlem yapmaması çok normal. İstihbaratçı grup içindeki muhbirin deşifre edilmemesi için hedefi aleni korumaya alamaz” diyerek “İstanbul’a binlerce aynı yönde istihbarat geliyor. Yüzde 90’ı da boş çıkıyor. Trabzon Emniyeti ve İstihbarat Daire Başkanlığı’nın muhbirle ilişkinin kesildiğinden İstanbul’u haber vermemesi büyük bir hata. Kaldı ki olayla ilgili istihbaratın F3 (teyit edilmiş kesinleşmiş) ve F4 (eyleme dönüşecek yada operasyon aşamasındaki istihbarat) raporlarını da bildirmemişler. Belki böyle bir şey bildirilse, grubun hedefi olan kişiye ilişkin daha detaylı çalışılabilirdi” dediler.

    İSTİHBARATÇILAR: “KILIÇLAR ÇEKİLDİ”
    Olayla ilgili bilgilerin bulunduğu C Şube (İrticai örgütler ve azınlıklar) ile KOM Şube’sindeki (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) tüm evrakların güvenliği isteyen İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İKK’ya da (İstihbarata Karşı Koyma Şubesi) sızan bilgilerin kaynağının bulunması için emir verdi.
    Bu arada Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki istihbaratçılar, gelişmeleri gruplar arasındaki çekişme olarak değerlendirerek, “Kılıçlar çekildi. Herkes eteğindeki taşları dökecek. Olay çok ilginç gelişmelere gebe gözüküyor” dediler.

    F’Lİ KODLAR:
    Öte yandan İstihbarat Daire Başkanlığı’nda çeşitli konulara ilişkin hazırlanan raporlarda F kodu kullanılıyor. F1-F2-F3-F4 kodlarından oluşan raporlar, kişi yada grupların tehlike boyutuyla ilgili de bilgi veriyor. F1 ön istihbarat, F2 güvenilir kaynağa dayanan istihbarat, F3 teyit edilmiş kesinleşmiş istihbarat, F4 ise eyleme dönüşecek yada operasyon aşamasındaki istihbarat olarak değerlendiriliyor.

     

    http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=100901

     

    .