JESSUP’UN “UFO” KİTABI

Dr. Jessup, deneyden sonra, 1950 yılı başlarında, UFO’larla ilgili bir kitap üzerinde çalışmaya başlar.Yukarıda, Jessup’un, Hansel Heiberg’in çantasında bulduğu bazı çizimleri kopya ettiğini belirtmiştik. Jessup, bu çizimleri, yazmakta olduğu UFO kitabında kullanmaya kalkışır. Ancak, matbaaya baskı için bıraktığı yazıların zaman yolculuğu ve ileri UFO teknolojisi ile ilgili bazı bölümlerinin baskıda çıkmadığını hayretle görür. Yazılar matbaada, klişe için verdiği çizimlerin asılları ise evinde kaybolmuştur. Tam o sıralarda, peşine takılan siyah takım elbiseli kişiler (MIB: Men in Black: K7, S16, S18) nedeniyle, Heiberg ortadan kaybolur. Bir süre sonra, Heiberg’den, “Can güvenliği nedeniyle görüşmemeleri gerektiğini, ancak posta kanalı ile yazışmalarının süreceğini” bildiren bir mektup alır. Böylece, “KMA - Heiberg” imzalı mektuplar tekrar gelmeye başlar. Ancak, bir süre sonra bu mektuplar postada kaybolmaya başlayınca ilişkileri tamamen kesilir.

Jessup’un yazılarının matbada çalınmasından az önce, Yahudi asıllı Rus yazar  Velikovsky’nin, “UFO’s and Journey to The History” (UFO’lar ve Tarihe Seyahat) adlı bir kitap yazmaya koyulduğundan daha önce söz etmiştik. Kitabın amacı, Jessup’un “The Case for The UFO” (UFO Dosyası) adını verdiği kitabındaki (K83) fikirlerine karşı gelmektir. Çünkü, Jessup, bu kitabında, “Yedi kişilik Yahudi bir grubun gelecekten zamanımıza gelerek, tarihin doğal akışını siyonizm doğrultusunda değiştirmeyi amaçladıklarını” iddia etmektedir. Kitap henüz basılmamıştır. Ancak, Velikovsky her nasılsa bunu öğrenmiş ve bu kitaba karşıt olan kitabını yazmaya koyulmuştur. Bu sıralarda, Einstein’in de, basında, “UFO’lar gerçektir; orijinlerine dönüyorlar” şeklinde çıkmaya başlayan demeçleri de oldukça ilginçtir. Fakat, Jessup’un kitabının bazı bölümleri yok edilip, ancak bazı eksiklerle yayınlanmasından sonra, Einstein’in demeçleri birden bıçak gibi kesilir; Velikovsky de yeni kitabını yayınlamaktan vazgeçer.

THE CASE FOR THE UFO

Jessup, ilk kitabı “The Case for The UFO”nun 1955 yılında yayınlanmasından kısa bir süre sonra, “The Expanding Case for The UFO” (Genişleyen UFO Dosyası) (K84), adı altında ikinci bir kitap yayınlamıştır. Bugüne kadar konusunda yazılmış en iyi dört kitaptan biri olarak kabul edilen bu eserlerde, Philadelphia Deneyi ve Birleşik Alanlar Teorisi’ne geniş yer verilmiştir. Jessup, kitaplarında, okurların ve devletin bu konuya yönelmesini ve bu alanda yapılacak çalışmalara finansal kaynak sağlanması için politikacılara baskı yapılmasını önermektedir. Ona göre, UFO konusu ancak bu düzeyde ele alındığında bir çözüme kavuşabilecektir.

 

Dr. Jessup, kendisine yapılan komploya karşılık olmak üzere, “UFO’s and TT” (UFO’lar ve Zaman Yolculuğu) adındaki üçüncü kitabını yazmaya koyulur. Ancak, bu kitabın yayınlanmasına ömrü yetmeyecektir.   

Philadelphia Deneyi, 1950’li yıllarda, ABD Deniz Kuvvetleri’nce ve Dr. Jessup’un katılımı ile bir kere daha denenmiş, ancak bu ikinci deneyde birinciye nazaran daha olumsuz sonuçlar alındığından, deneyden vazgeçilmiş ve hemen birincisi gibi örtbas edilmiştir. Bazı kaynaklar (K99, K100), deneyin, 1983 yılında, “The Project Montau Montauk Projesi) adıyla yeniden uygulamaya konulduğundan söz etmektedir (K99, K100). Tabii hepsi gizli tutulan bu uygulamalarla ilgili olarak, ABD’li yetkililerden herhangibir bilgi alma olanağı yoktur.

Tekrar 1950’li yıllara geri dönersek, Dr. Jessup’un bu dönemde yeniden KMA mektupları almaya başlaması ve ABD Deniz Kuvvetleri ile olan ilişkisi oldukça ilginçtir (K95, D57):

Dr. Jessup, her iki kitabının yayınlanmasından sonra, “10 boyutlu uzay-zaman modeli” kurma çalışmalarına girişir. İşte tam bu sıralarda, yeniden KMA mektupları almaya başlar. Bu mektuplardan ilkinin tarihi 13 Şubat 1956’dır. Zarfın üzerinde, “Carlos Miguel Allende” adı vardır (Bu isim, ilerde sözünü edeceğimiz gibi, 11. KMA olan “Jorge Luis Borges” tarafından kullanılmaktaydı). İmla hataları ile dolu olan mektupta (D24), Jessup’un Birleşik Alanlar Teorisi ile ilgili çalışmalarının hemen kesilmesi istenmektedir. Mektubun yazılış şekli, sanki yazarının, Philadelphia Deneyi’ni baştan sona kadar izlediği izlenimini vermektedir.

Gerçekten, deney, S. S. Andrew Furuseth isimli bir şilepten tanıklarca baştan sona kadar izlenmiştir. Bu tanıkların arasında, esrarengiz Bay Allende’nin de olduğu, hatta gemide çekilen toplu resimlerden birinde bulunduğu iddia edilmiştir (K95). Dr. Jessup, aldığı KMA mektubundaki adrese hemen bir cevap yazarak, kendisine daha ayrıntılı bilgi verilmesini ister. Bir süre sonra, Allende’den ikinci bir mektup alır. Mektupta özetle şöyle denilmektedir:

“Sevgili Bay Jessup,

Bu deneyin üzerimde bıraktığı izlenimleri ve olayın nasıl olduğunu, kanıtları ile birlikte size yeniden yazıp, yazamayacağımı soruyorsunuz. Kuşkusuz, size yardım etmek isterim. Eğer bana, bir hipnotizör, bir miktar sodyum pentotal (bilinci uyuşturup, iradeyi kırarak doğruyu söyleten bir ilaç), bir kayıt cihazı ve çok hızlı daktilo yazabilen birini sağlarsanız, size bu konuda gerçekten çok değerli bilgiler verebilirim. Bence bu iş uygun şekilde ele alındığı, bilim adamları ve halka psikolojik bakımdan etkin bir şekilde takdim edildiği takdirde, insanlık hayal ettiği yerlere gidebilir. ABD Deniz Kuvvetleri’nin tesadüfen bulduğu bu nakil şekli ile yıldızlara kolayca gidilebilir. Bundan eminim.”  

K. M. Allende

Jessup, ikinci mektupta yazılanları düşündüğü sırada, ABD Deniz Kuvvetleri’nden bir davet mektubu alır. Deniz Kuvvetleri Araştırma Kurumu (ONR), ondan bir konuşma yapmasını istemektedir. Jessup, bu kurumun Washington’daki merkezine gittiğinde, yetkililer, kendisine, daha önce yazmış olduğu UFO kitabını verirler ve “Bu kitabın bir yıl kadar önce kendilerine posta ile gönderilmiş olduğunu” söylerler. Kitabın sayfalarında, değişik renkte kalemlerle yazılmış çeşitli notlar bulunmaktadır. Yazı karakterlerinden anlaşıldığına göre, bu notlar üç değişik kişiye aittir. Bunlardan birini Jessup hemen tanır. Bu üç değişik yazıdan biri, Bay Allende’ye aittir. Kitabın sayfa kenarlarına yazılan notlar, Philadelphia Deneyi ile ilgili üst düzey yorumları ve görüşleri içermektedir. Güç alanlarından, bir cismin nasıl birden kaybolup, tekrar nasıl ortaya çıkarılabileceğinden söz edilmekte ve Deniz Kuvvetleri’nin yaptığı diğer gizli çalışmalara değinilmektedir.

Kitabın bu esrarengiz yorumcuları, ya da eleştirmenleri, sanki “gizli ve eski bir uygarlığın temsilcileri” gibi davranmışlardır. Dr. Jessup’a göre, bu kişiler, Dünya’daki ve evrendeki daha eski bilimsel gelişmeleri, bazı Dünya dışı uzay araçlarının sık sık yeryüzüne indiklerini ve bunlarla ilgili çeşitli uçuş yöntemlerini bilmekteydiler. Hatta, bu notlarda, geçmişte Dünya’yı yok eden bir uzay savaşından bile söz edilmekteydi.

Bütün bunlar, ilk bakışta bir kurgu-bilim kitabından alınmış gibi gözükse de, ABD Hükümeti, bu yorumlanmış kitaba son derece önem verir. Öyle ki, kitap bu haliyle yeniden 25 adet basılır ve son derece gizli bir şekilde, Pentagon’un konuyla ilgili tüm birimlerine dağıtılır. Deniz Kuvvetleri’nin özel (daha doğrusu gizli) işlerini üstlenen, Texas’daki Dallas Varo Şirketi tarafından basılan bu yorumlanmış baskılar, eğer deney bir hayal ürünü idiyse, niçin Deniz Kuvvetleri tarafından yeniden bastırılmış ve ilgili birimlere dağıtılmıştı? Bu baskılardan biri, daha sonraları Araştırmacı Yazar G. Barker tarafından bulunmuş ve 1973 yılında, Saucerian Press tarafından, sınırlı sayıda tekrar yayınlanmıştır (K83). Bu baskının 1995 yılında yeni bir baskısı daha yapılmıştır.

Dr. Jessup’un 1956 yılından sonra tekrar almaya başladığı KMA mektuplarının tam metinleri ve ABD Deniz kuvvetleri’nin konuyla olan yakın ilişkisi, Moore - Berlitz ikilisinin daha önce belirttiğimiz “The Philadelphia Experiment: Project Invisibility” kitabında (K95) ve A. H. Hochheimer’in “The Philadelphia Experiment from A to Z” adlı internet sitesinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır (Dr. Jessup ve K. M. Allein ile ilgili araştırmaları, hatta Allein’e ait olduğu ileri sürülen resimleri de kapsayan her iki yayın dilimizde yayınlanmamıştır). 

Philadelphia Deneyi ile ilgili Türkçe bilgiler, Aiberg’in kitaplarının dışında, C. F. Berlitz’in “İz Bırakmadan” adlı kitabında (K15) ve “Bilinmeyen” (D57) ve “Fenomen” (D67) dergilerinde bulunabilir. Burada belirttiğimiz kaynaklarda , tabii ki Allende’nin Zig-Zag Grubu ile ilişkisinden herhangibir şekilde söz edilmemektedir. Bu ilişki sadece Aiberg’in kitaplarında yer almıştır.