Biz de Bektaşiyiz.

Selam ve selam sevgideğer dost, biliniz ki biz Alevi candaşlarımızla aynı fıtrata dayanarak yanyana koşan dosttan öte candostuz. Dost + dost’uz. İki kez dostuz; iki kez selam ile iki kez iman ile iki kez teslim olan ve Dini yalnız Allah’a özgüleyen Muhlisleriz. 





Sizle biz arasında Yesevi ekolü ve izdaşları aracılığıyla bir köprü var. O köprü ki sizi bize bizi size getiren köprüdür ve adı da Bektaşiliktir. 


Biz amaç ve gaye olarak sesimizi sizinle birlikte yükseltmek ve sizinle birlik olmak istiyoruz. 





Çünkü;


Sözümüzde var Bektaşilik!


Özümüzde var Bektaşilik!





Bu bir reklam, marka, propaganda değil bu fıtratımızdır. Çünkü biz Ehliyebet’i kundaktaki çocuğa varıncaya kadar katledenlerin taraftarı Süfyanist değiliz. Bu günde Madımakta kundaklayan, sokakta kurşunlayan, joplayanlarla bir değiliz. Biz sizinle birlikteyiz çünkü zalim değiliz. 





Bize sorabilirsiniz İmamları, Ali, Muhammed, Allah’ı ancak bizim cevabımız açıktır La İlahe İlla Allah diyerek! Saygımız sonsuz cümlesine ancak vaktimiz yok Allah yolunda amel ederken boş laflar gevelemeye. Allah’ın şanını yüceltmek için meşgalemiz ilimdir; İlme dayanarak haber vereni can kulağımızla dinleriz, ilme dayanmayana selam der geçeriz. 





Alevilik değil, Aslolana kavuşmaktır asıl mesele. Aslolan ise ne Alevinin çıkarımları ne de Süfyaninin içtihadı! Aslolan Kur’an’dır, Kur’an’dan kawlini anlatandır ki; İlme dayanmıyorsa ona da selam der geçeriz. 





Hacı Bektaş ve Ahmet Yesevi’nin kuşuna değineceksek, biz bakarız Kur’an’da İbrahim ss.’ın kuşlarına Allah verir misallerini en güzel biçimde kuluna. Elbette biliriz tasavvufun ilme dayanan enderunlarını lakin yeri değildir bu metnin içinde tezekkürü. 





Biz ne günümüz Alevileri gibi yorumlayabiliriz ne de Araplar gibi hiziplerle parçalayabiliriz Allah’ın dinini. Biz daha ilk günden Kerbela’dan itibaren başlarını kızıl bandana ile bağlayarak Süfyanileri protesto eden Kızılbaşlar kadar PROTESTANT’ız. Bu Protastant’lık içinde Bektaşilik Mustafa Cemil Kılıç’ında belirttiği gibi Emevileşmemize, Araplaşmamıza karşı bir direniş daha doğrusu Türk’ün Türk kültürünün korumasıdır. Kültür ocağında İslam’ın arap gelenekleriyle değil Türk kültürüyle yaşanmasıdır. İşte biz bu kültürü taşımakta olduğumuz için “Biz de Bektaşiyiz” diyerek sizlere Alp Eren olmaya geldik Dost dost!

Bunları da sevebilirsiniz

Yorumlar